Hakan Günday beni kitaptan soğuttun !


Yine bir kitap ile karşınızdayım. Şu sıralar bloğuma pek yazı yazamaz oldum, gerçekten yoğun oluğum bir dönem ancak en azından kitaplarla ilgili birkaç satır karalayıp buraları boş bırakmamam gerektiğini düşünüp son okuduklarımdan birini tanıtmak istedim.

Hakan Günday... Tanıyanlar, bloğumu okuyanlar biliyorlar ki yerli filmlere olduğu gibi yerli yazarlara karşı da bir önyargım var benim. Ve sanırım Hakan Günday artık benim yerli yazar okuma konusundaki son noktam oldu. Hani çok sevilen, çok övülen şeylere bir de bakarsınız ki boşboştur, anlamsız gelir size ya, aynen öyle. Hatta daha da beteri malesef. Bu kitabı elinie alıp sakın okumaya kalkmayın diye acımasızca bir yorum yapmakistiyorum. Çok basit, anlamsız, mantıksız ve "pis" bir hikayesi var. 

Demek ki neymiş, sürü psikolojiine son vermemiz gerekiyormuş. Herkes çok beğendi, çok okunanlar listesinde... Neye yarar !

Başlıksız Yazı

Öğrenmesi gerekli biliyorum;
tüm insanların dürüst ve adil olmadığını, fakat şunu da öğret ona:
Her alçağa karşı bir kahraman,
her bencil politikacıya karşı kendini adamış bir lider vardır.

Her düşmana karşı bir dost olduğunu da öğret ona.
Zaman alacak biliyorum, fakat eğer öğretebilirsen,
kazanılan bir liranın, bulunan beş liradan daha değerli olduğunu öğret.

Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve hem de kazanmaktan neşe duymayı.
Kıskançlıktan uzaklara yönelt onu.
Eğer yapabilirsen, sessiz kahkahaların gizemini öğret ona.

Bırak erken öğrensin, zorbaların görünüşte galip olduklarını.
Eğer yapabilirsen; ona kitapların mucizelerini öğret.
Fakat ona; gökyüzündeki kuşların, güneşin yüzü önündeki arıların
ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin ebedi gizemini düşünebileceği sessiz zamanlar da tanı.

Okulda hata yapmanın, hile yapmaktan
çok daha onurlu olduğunu öğret ona.
Ona kendi fikirlerine inanmasını öğret,
herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi.

Nazik insanlara karşı nazik,
sert insanlara karşı sert olmasını öğret ona.
Herkes birbirine takılmış bir yönde giderken,
kitleleri izlemeyecek gücü vermeye çalış oğluma.
Tüm insanları dinlemesini öğret ona,
fakat tüm söylediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini
ve sadece iyi olanları almasını da öğret.

Eğer yapabilirsen üzüldüğünde bile
nasıl gülümseyebileceğini öğret ona.
Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret ona.

Herkesin sadece kendi iyiliği için çalıştığına inananlara
dudak bükmesini öğret ona ve aşırı ilgiye dikkat etmesini.
Ona, kuvvetini ve beynini en yüksek fiyata satmasını,
fakat hiçbir zaman kalbine ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret.
Uluyan bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret.

Ona nazik davran ama onu  kucaklama.
Çünkü, ancak ateş çeliği saflaştırır.
Bırak sabırsız olacak kadar cesarete sahip olsun,
Bırak cesur olacak kadar sabrı olsun.

Ona her zaman kendisine karşı derin bir inanç taşımasını öğret.
Böylece insanlığa karşı da derin bir inanç taşıyacaktır.
Bu büyük bir taleptir, ne kadarını yapabilirsin bir bakalım.
O ne kadar iyi, küçük bir insan, oğlum…

(Bu mektup, Amerika Birleşik Devletleri’nin 16. Başkanı Abraham Lincoln tarafından oğlunun öğretmenine yazılmıştır.)

Son Kamelya


Yazın son günleri olmasın ne olur...
Daha parkın bahçenin tadına doyamadım...
Biraz daha, hayırlısıyla...



Planlama Şart :)


Zamanım nasıl geçiyor?Bununla ilgili aldığım maillerden dolayı böyle bir post yazmak istedim. Çalışan anne iken, işi bırakmış olmak nasıldır?Acaba biz de yapabilir iyiz şeklinde sorularınız geliyor. Ben şu şekilde özetleyebilirim durumu:Bu tamamen size kalmış. Evde kalıp sıkıntılanmak yerine kendinize uğraşlar bulabilirseniz, evde olmak gibisi yok emin olun. 


Benim günlerim nasıl geçiyor derseniz?

Ev işleri, çocuklarla oyun oynamaca, bolca gezinti, eş dost ziyareti, alışveriş :) derken geçip gidiyor işte günler.  Ama şunu söylemeliyim, çalışmaya alışan bir insan için evde hiçbir şey yapmadan durmak eminim sıkıcı olur. Ben, ertesi günün hatta daha ertesi günün bile planının yapar buluyorum kendimi. Boş kalmamak adına...

Bu arada evde olunca anladım ki, Selçuklu Belediyesi iyi çalışıyor :) Ev hanımları için (sanırım ben de şu an ev hanımıyım - ama bir süreliğine :) öyle güzel etkinlikleri, kursları, spor faaliyetleri ve kütüphaneleri var ki. Doya doya bunlardan faydalanmak lazım.



Başka ne mi yapmak lazım:
Kahve...



Kahve...


Kahve...

Sağlıcakla :)



Tablet Kılıfı



Evdeyim ya artık, çocuklarla bol bol geziyoruz. Bu sıralarda da en büyük kurtarıcım çocukların tableti. Çantamdan artıkhiç çıkarmıyorum, ne zaman başım sıkışsa hemen yardımı dokunuyor. Gariban çantada bir o yana bir bu yana harap oldu. Ben de oturdum hemen bir kılıf diktim. Artık çantada daha güvenli gezecek :)

Bugünlük benden bu kadar :)

Sevgiyle kalın...

Yeni Bir Dönem...


Pazartesi günü işyerine istifamı verdim ve salı günü çıkış işlemlerini tamamlayıp 13 yıllık çalışma serüvenimi - şimdilik - noktaladım. Bu süreçte beni en sevindiren şey ise 13 yıldır birlikte çalıştığım, Türkiye'nin farklı farklı şehirlerinden tanıştığım paydaşlarımdan aldığım geri dönüş oldu. Üzüntülerini belirtmek için arayan, mesaj atan öyle çok kişi oldu ki gözlerim doldu...

Çarşamba gününden sonra ise yeni hayatıma merhaba demiş oldum. Bunca yıllık çalışma hayatından sonra şu an kendimi yıllık izne ayrılmış gibi hissediyorum. Evde olmanın, özgür olmanın ve günün her vaktinde bir şeyler yapabilmenin keyfini yaşamaya çalışıyorum. Mesela bu hafta, Torku Konyaspor Basket Takımı'nın antrenmanlarını izledim. 


Kahve keyfimi her seferinde farklı bir kupam ile yaşamaya çalıştım.


Akyokuşun o doyumsuz manzarası karşısında derin bir nefes çekip içime, serinliğin, güzelliğin, temizliğin o manevi havasını içimde yaşamaya çalıştım. 


Sırada bekleyen onca kitabımdan birini elime alıp Hadi Bismillah dedim.


Çocuklara türlü türlü şaklabanlıklar yapıp, keyiflenmeleri ve benimle olmanın tadına varabilmeleri için kafa yorup durdum...


Can dostlarımla buluşup, hasbihal ettim...
Şimdilik iyi geldi bana, bundan sonra çok daha iyi elsin İnşaAllah. Darısı tüm isteyenlerin başına deyip, dualarınızı rica ediyor ve görüşmek üzere diyorum.


Yeni Bir Başlangıç


Dışarda yağmur, öyle temiz bir hava ki...
Ve bugün yeni bir başlangıç benim için...
13 yıllık çalışma hayatımı kendi isteğimle sonlandırdım.
Bundan sonra yeni rotalara yelken açma zamanı..

Related Posts with Thumbnails