Pril ve Açelya Akkoyun ile Konya Blogger Buluşması




Artık bizi tanıyorsunuz, Konyalı Bloggerlar olarak düzenli olarak toplanıyoruz. Henkel markasına ait, bulaşık denilince aklımıza gelen ilk marka olan Pril ve onun sevilen marka yüzü Açelya Akkoyun’la geçtiğimiz pazar günü bir araya geldik. 

Açelya Akkoyun, hani o tek gamzesi ile tanıdığımız güzel kadın, kesinlikle çok tatlı, sıcacık bir insan. 


 Konya’mızın tanınan mekanlarından Havzan Etli Ekmek’te gerçekleşen etkinlikte, Açelya Hanım ile sohbet ederken çok keyifli dakikalar geçirdik. 


Konya deyince eminim herkesin aklına ilk etliekmek geliyordur. Şunu hemen söyleyeyim ki bu fotoğrafta gördüğünüz güzel bayanların hepsi de etliekmeğe bayıldılar :) Bayılmamak mümkün değil zaten, o enfes tadın yerini başka hiçbir şey tutmaz ki.


Yemeğin ardından yine Açelya Akkoyun ile birlikte Pril’in “Türkiye’nin En Hamarat Hanımı” Konya seçmelerini yaptığı aracını ziyaret etmek üzere Muhacir Pazarı’na geçtik. Burada İstanbul’daki büyük finalde yarışmak üzere en çok bulaşığı, en kısa sürede yıkamak için yarışan hanımların mücadelesine tanık olduk. Yarışma çok keyifliydi :) Etkinlik, Konya’nın en hamarat hanımının seçilmesi ile son buldu. 



Etkinliğin sonunda, Henkel bize yeni geliştirdikleri Pril'i hediye etti. Pril, Türkiye’de ilk ve tek enzim teknolojisi ile diğer deterjanların çıkaramadığı lekelerle kolayca başa çıkıyor. Pril’in yeni formülündeki aktif maddeler ve özel enzimlerin verdiği yoğun temizleme gücü inatçı lekeleri, yanmış yemek ve kurumuş nişasta kalıntılarını söküp atıyor. Aktif maddeler, lekeli yüzeye yapışıyor ve temas sağladığı kirleri söküyor. Enzimler ise kurumuş nişastalı yüzeylere yapışarak kalıntıları çözüyor ve kolayca çıkmalarını sağlıyor. Böylece Pril ile elde bulaşık yıkarken mükemmel temizlik için ovalamaya ve fazla güç harcamaya da gerek kalmıyor.



Konya Blogger Buluşması - 2


Bundan 3 ay önce Konya Blogger Buluşması gerçekleştirmiştik ve bundan sonra her 3 ayda bir buluşmamızı tekrarlamaya karar vermiştik. Bu kapsamda, ikinci buluşmamızı Mayıs ayında gerçekleştirmiş olduk. Bu kez mekan olarak Meram Yaka yolundaki Margherita Boutique Caffe'de gerçekleştirdik. Şu sosyal medyanın gücüne bakın ki, kafe sahiplerinin meğer taa çocukluğumdan bildiğim çok tatlı insanlar olduğunu öğrendim. Bundan sonra hem şirin mekanlarını hem de gülen yüzlerini görmek için uğrayacağımız tatlı bir mekanımız daha oldu. Gelelim sponsorlarımıza:


Workshop etkinliğimizi yapmamız için sevgili @goblen_kanavice ( instagram ) bize çok şirin kaneviçe kitleri göndermiş. Bugün yarın tamamlar ve paylaşırım sizlerle nasipse. Kendisine teşekkür ediyorum.


Sevgili Nideno bize bu güzel defterleri gönderdi. Üstelik defterlerde isimlerimiz yazıyor. Ve bana çok sevdiğim mor renk denk geldiği için ayrıca mutluyum :)

Gördüğünüz güzel kurabiyeler de blogger arkadaşlarım Feyza ve Gül'den. Çok teşekkürler :)



Konya'mızın firmalarından olan Giba Şekerleme bize çok güzel tatlar göndermiş. Teşekkürler.  


Bir Konya firması olarak desteğini daha önce göremediğimiz Selva, bu kez etkinliğimizde bize bu hediyeleri göndermiş.


Yeni tanıştığımız Nuran'dan bize geldi bu güzel hediyeler. Teşekkür ediyorum.


Bu da benim minik ve sevimli baykuşum :) Buolsun_yahu'dan. Herkesin gözü kaldı baykuşum çok sevildi haberiniz olsun :)


Ovex ilk etkinliğimizde de yanımızda olmuştu. Bu kez büyük boy ürününü göndermiş. Öncekini kullandım ve kesinlikle çok beğendim. Teşekkürler Ovex.


Arkadaşım Hasibe çok beğendiğim bu şirin çarıklardan yapmış bizlere. Çok beğendim teşekkür ederim.


Herşey ismimize özel :) İşin bu kısmı çok çok keyifliydi kesinlikle. Bu güzel kitap arası için Harfiniseç'e teşekkür ediyorum.


Ortakoyaynur bu güzel bilekliği hediye etmiş sağolsun.


Magichands'e bir kitapsever olarak bu ayraç için teşekkürler.


Sevgili örgügiller'in hediyesi bu güzel anahtarlık için kocaman teşekkürler.


Atolye3elma, kedileri çok severim ya kuşlarım var diye alamıyorum :) Çok teşekkürler


Atolyecolor'a bu güzel hediye için teşekkürler. 


Ve Kelebek Tasarım'ın hazırlayıp gönderdiği şirin tabaklarımız. 


Zeynep hepimize böyle güzel lavanta keseleri yapmış, sağol Zeynep'cim.


Instagram'da Beni Bulmak İsterseniz


Bir haftayı daha bitirdik, şimdiden güzel bir hafta sonu geçirmemiz dileğiyle başlayayım bugünkü yazıma. Ne zamandır bahsetmek istiyordum ama hep birşeyler giriyor araya ve unutuyorum. BEni instagramdan da takip etmek isterseniz 

instagram kullanıcı adım: hilaldurantimur

ya da direk buraya tıklayın.



Günlük hayata dair her türlü fotoğrafımı paylaşıyorum hesabımda. Mesela şu yukarıdaki tadına bayıldığım Çin çayı gibi :)


Ya da tahmin edersiniz ki kahve aşkım :)
Artık beni takip edenler biliyorlar ne denli bir kahve tutkunu olduğumu..


Baharın ilk günlerinde içimizi ferahlatan tatları ya da;


Doğanın yeniden hayat bulduğu anları...


Tabi ki vazgeçemeyeceğim kitaplarımı...


Sevdiğim objelerimi ve 


Böylesine güzel manzaraları


ve dahasını siz de görmek isterseniz mutlaka instagram hesabıma bekliyorum:




Ramen ve Noodle ( Çin Eriştesi )


Takip edenlerim artık iyi biliyorlar ki, Uzak Doğu filmlerini ve özellikle de Güney Kore filmlerini çok seviyorum. Benim gibi, kardeşim urfatutkunu da Güney Kore film ve dizilerinin hayranı. O aynı zamanda filmlerde gördüğü, hoşuna giden yemeklerin orjinal tariflerini de bulup yapıyor. Öyle ki Güney Kore'den blogger arkadaşları ile yazışıyorlar, tarifleri onlardan alıyor. 

Bu yukarda gördüğünüz Ramen'i bize urfatutkunu yapmıştı. Ramen, noodle'dan yapılıyor. Bir nevi erişte. İlk gördüğümde, bunu yapacağına bir iskender kebap yapsan bayılarak yerdik demek istedim ama yuttum lafımı :) Herşey, bir lokma alıp tadına bakana kadar sürdü ve fikrim bir anda değişti. Öyle muhteşem bir tat ki anlatamam size. O günden sonra ne zaman canımız Ramen istese, hemen urfatutkunu'na başvurduk :)


Sonra bir gün canı mdostum Simge ile markette dolanırken, Simge bana bu yukarda gördüğünüz hazır noodle ları önerdi. Eşi çok severek yiyormuş. Tabi hemen alıp denedim. Köri soslu, şimdiye kadar içlerinde en beğendiğimiz oldu. Bir tek denemediğim sebzeli olanı kaldı bakalım onu da yakın zamanda deneyeceğim İnşaAllah. Paketin içinden, eriştenin yanısıra bir paket yağ ( hurma yağı olduğu yazıyor), bir paket de baharat çeşnisi çıkıyor. Suudi Arabistan menşeli bir ürün olsa da, hurma yağı yazsa da ben yağı direk çöpe atıyorum. Ne olur ne olmaz düşüncesiyle. Baharatın da bir kenarı acıbiber, diğer tarafı baharat. İstemezseniz, yani acı sevmezseniz acı biber kısmını eklemeyebilirsiniz. Kaynayan suya noodle atıldıktan 3 dakika sonra servise hazır oluyor.


İşte bu da pişmiş hali, biraz sulu sulu yeniyor, yukarda urfatutkunu'nun yaptığı ramende olduğu gibi. Tadina biz bayılıyoruz. Zamanınız azsa, pratik bir tarif arıyorsanız, yahut canınız benim gibi sık sık noodle çekiyorsa, bu paketi denemelisiniz :)


Urfatutkunu'nun deneyip beğendiği diğer Kore tatlarını denemek isterseniz:

Pirinç Şehriyeli Tavuk
Ppopgi
Kore Usulü Baharat Soslu Kızarmış Balık
Yumurta Rulosu
Oi Sobagi

Tüm Uzak Doğu yemekleri artık bu linkte :)

Güzel Bir Japon Filmi - CYBORG SHE


CYBORG SHE

( Boku no kanojo wa saibôg )


                               Tür: Bilim Kurgu, Aksiyon ,Komedi, Romantik





IMDB Puanı: 7.1


Güzel bir filmle karşınızdayım yine. Bu bir Japon filmi ancak senarist ve yönetmen Koreli . Hatta onu daha iyi tanımanız için "My Sassy Girl" ün senarist ve yönetmeni desem taşlar tam yerine oturur sanırım. My Sassy Girl 2001 Güney Kore yapımı. Hatta bu filmi bilmeyenler, hollywood versiyonunu bilenler de vardır aramızda. Kore yapımı olan 2001 senesinde, hollywood yapımı olan da 2008 senesinde çekilmiş. Yani bilinenin aksine her zaman hollywood'dan senaryo çalınmıyor. Hatta artık hollywood sahnelerine şüpheyle bakar oldum, birçok ünlü filmin Kore ve Hint asıllı olduğunu öğrenince. 2006 senesinde çevrilen ve çok çok sevilen "LAKE HOUSE'un senaryosunun, 2000 yılında çevrilmiş olan "IL MARE" den alınmış olması gibi. Gerçi bu furyaya biz de katıldık ya..


Herneyse, biz gelelim filmimize. Filmin başından itibaren sürekli bir şeyler ortaya çıkıyor. Yani sır perdesi aralanıyor aralanıyor :D Sonunda da tam manasıyla herşeyi anlamış oluyorsunuz :) Üniversite öğrencisi Jiro'nun sıradan, tekdüze bir hayatı vardır ve bir gün tam da doğum gününde bir kızla tanışır. Sonrasında kızı hiç görmez ama aklından da çıkaramaz. Ertesi sene, yine doğum gününde bu kızla tekrar karşılaşır. Ve o gün kızın bir Robot olduğunu anlar ve film böylece başlar.


Kızın görevi Jiro'yu korumaktır, ama Jiro çoktan kıza açık olmuştur bile :) Gerisini anlatmıyorum, artık kalan kısmını kendiniz izleyip görürsünüz.

Bu film ve hatta izlediğim diğer Japon filmleri hakkında genel düşüncem, Japon filmlerinin sonunu tam manasıyla anlayabiliyorsunuz. Yani neticeye kadar filmi çekiyor adamlar. Kore filmlerinin bir çoğunda ise, sonucun ne olduğunu belki tam anlayamıyorsunuz. Sonu artık sizin hayal gücünüze kalıyor :)

Konya Blogger Buluşması - Sponsorlar OVEX


1 Mart 2014 tarhinde yaptığımız Konya blogger buluşmamızın sponsorlarımızı yaza yaza bitiremedim farkındayım :) Hakikaten birçok firma sponsorumuz oldu hepsine buradan bloggerlara verdikleri destek için teşekkür ediyorum. 

Ovex'e de bu saç bakım ürünlerini gönderdiği için teşekkürler.


Related Posts with Thumbnails