"Annemi İstiyorum" Projesi hayata geçiyor :)

Çok sevinçliyim çok...

Neden mi?
Bir süre önce bir imza kampanyası başlatıldı.
Prematüre doğan bebeklerin çalışan anneleri, doğum öncesi izinlerini kullanamıyorlardı, izinleri boşa gidiyordu. Annemi istiyorum imza kampanyası ile, prematüre doğumlarda doğum öncesi kullanılamayan iznin doğum sonrasına aktarılması, iznin boşa gitmemesi üzerine bir manifestoya birçok kişi imza attı. 


Ve bugün..
Güzel haber geldi...

Sevgili Dostlarım,
Biraz önce Çalışma Bakanımız Ömer Dinçer ve ekibi aradı…
Hayatımın en heyecan verici telefon konuşmalarından biriydi…
Şu an ellerim titriyor…
Sevinç çığlıkları atarak telefonu kapattık…
Müjdeyi vermek için bizzat bizi aradı…
BAŞARDIK!
Şu sözleri duyduk:
“Annelere müjdeyi ver konu halloldu yasa komisyonda size teşekkür ediyoruz bizi konuda aileler ile bir araya getirdiğiniz için…”

Bu sevindirici haberin devamını, bizzat konuşmayı yapan Pınar'ın dilinden dinlemek için buyrun buradan...

Otoyol Projesi - 3


 Bu gidişle karayolları ile ortak çalışacağım:) Buradan duyurulur, yol yapımında bir elektronik mühendisine ya da bir anne bakışına ihtiyaç duyarsanız buradayım:) 

Araba, kamyon, kepçe, tekerlekligillerden her ne varsa seven bir çocuğunuz varsa, otoyol projelerine kafa yorup duruyorsunuz. Daha önce otoyol projesi - 1 ve otoyol projesi - 2'yi sizlerle paylaşmıştım. Onlar tamamen benim tasarımımdı. Bu ise daha önce nette görüp beğendiğim bir projeye benzer çalışılmış yeni otoyol projesi.


Proje tamamen keçelerden çalışıldı. iki kat keçe, içi yeşil dışı fuşya. Fuşyayı seviyorum...Bu şekilde kıvırıp, kurdelesi ile bağlanıyor, çantanıza atıyorsunuz ve dilediğiniz yere götürüyorsunuz. Dış kısmına da minik bir araba işledim.


5 adet araba veya trafik işaretleri koymak için keçe gözler bulunmaktadır.



Keçeyi ve otoyol projelerini seviyorum:)
Bakarsınız devamı gelir:)

Bu üründen almak isterseniz pasajıma bakabilirsiniz.

Çilek Marmelatlı Kurabiye ( Sonunda )


Ahh bu kurabiye:)
Ne zaman yaptım bunu ilk olarak, onu bile unutmuşum:) Yayınlamayı unuttuğum kaç tarifim var diye bir baktım da, 5-6 tarif var görebildiğim. Hele de içimde kalmıştır annemin yaptığı arabaşını paylaşmayı unutup, üstüne bir de fotoğrafları kaybedişim. Kaybetmek dediysem, arşivde ama üstünden çok geçtiği için arayıp bulmak da zoruma gidiyor.

Arabaşı demişken, bilir misiniz acaba arabaşını? Konya'mızın meşhur tatlarındandır. Kar düştüğü vakit yenir, acı bir çorbası olur. Boyun etinden yapılır ama artık tavuk eti tercih ediliyor ki ben de tavukluyu tercih ediyorum:) Çorbalarda tavuğa bayılıyorum. Arabaşının bir de hamuru olur, tepsiye dökülür. Karda dinlendirilir ve ortasına çorba kasesi konularak bir hamur bir alınarak afiyetle yenir.

Geçtiğimiz hafta blog buluşmasından sonra Süheyla kardeşe gittik arabaşı yemeye. Öyle enfesti ki, tadı damağımda kaldı. Tabi bir de bana bu kurabiyenin tarifini - hala - vermediğimi hatırlattı:) Dün akşam aldım kitabı yazdım tarifi. Tarif, Oktay usta'nın kitabından. Zaten bu aralar Oktay Usta'nın kurabiyelere takmışdurumdayım:)

Lafı daha fazla uzatmadan tarife geçiyorum:


Yarım paket tereyağ
1 su bardağı süt
1 su bardağı pudra şekeri
1 çay bardağı sıvıyağ
1 adet yumurta
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
Alabildiği kadar un

İç harcı için:
yarım bardak çilek marmelatı
yarım bardak dövülmüş ceviz
susam


Karıştırma kabına tereyağ ve şekeri koyup iyice yoğuruyoruz. içine sıvıyağı, sütü, yumurtayı, unu, vanilyayı ve kabartma tozunu da ekleyip tekrar karıştıralım. yavaş yavaş içine un ekleyin ve kulak memesi kıvamına gelene kadar un eklemeye devam edin. İyice yoğurduktan sonra üzerine nemli bir bez örtüp 15-20 dk. kadar dinlendirin. hamurdan bir parça alın ve yarım cm. kalınlığında olacak şekilde inceltin. hazırladığınız iç harcından hamurun üzerine sürün ve rulo olacak şekilde kıvırın. keskin bir bıçak yardımıyla ince parçalar kesin ve yağlı kağıt serdiğiniz tepsi üzerinde önceden 180 dereceye ısıttığınız fırında 25-35 dk pişirin.


Mutluluk İçimizde



Öyle zor
ve öyle kolay ki mutlu olmak...

İçinde bulunduğumuz duruma rağmen, eldekilerle sevinebilmek...
Güzel bir meziyet...
Mutluluk uzakta değil, bak içine, işte tam da orada... 
Görmek istersen...Orada...

Bu resim, mutluluğun yanıbaşımızdaki resmidir. 

Önemli rica: Bu fotoğraf, yıllardır facebook profilimde kullandığım fotodur. Çocuk Urfa Ceylanpınar'lıdır. İnternetten bulduğum bir fotoğraf ama bu çocuğu tanımak istiyorum. Tanıyan gören varsa, lütfen benimle irtibata geçer misiniz?

Böyle Hediye Verilmedi - Kaçırmayın

Hayatımızın öyle içine girmiş ki gıybet, bırakın sevmediklerimizi, sevdiklerimizi bile zaman zaman acımasızca eleştiriyoruz, haklarında su-i zan'da bulunabiliyoruz. Sonrasında tevbe etmiş olsak da, bir daha fırsatını bulunca yine ve yine tekrarlıyoruz malesef. İnsanız, nefsimiz var ve nefse dur demeyi öğrenebilmek, öyle sanıyorum ki dünyanın en güç işi. Ama imkansız değil...

Sevgili Cahide, bu konuyla ilgili, alışkanlıklar 21 günde azanılır diyor. Ne güzel aslında, 21 gün sabredip dişimizi sıkacağız, o alışkanlık içimize işleyecek, hayatımıza yerleşecek. İşte bu nedenle Cahide'nin başlattığı kampanya da tam 21 gün sürüyor.

Kampanya Kuralları:

21 gün boyunca gıybet yok, su-i zan yok, 
gıybet edenleri uyarmak ve gerekiyorsa nazikçe o ortamdan ayrılmak var...

Bu kampanyada kazanan yalnızca SİZ olacaksınız. 
Hem de öyle böyle bir hediye değil, inanın paha biçilemez bir hediye olacak bu...

İşte kazanan için hediyeler:

İç huzuru
Mutluluk
Temiz bir hayat
Dingin bir kafa
Lüzumsuz meselelerle yorulmamış dinç bir beyin
Ve tabi ki büyük ödül: Allah rızası - Ahiret kazancı

Kampanya 3-24 Ocak tarihlerinde geçerlidir.
Eğer 3'ünde başlayamadıysanız, okuduğunuz gün başlayıp 21 gün boyunca devam ediniz.
Kazanımlarınızı, önce ve sonralarınızı da lütfen Cahide'nin yazısına yorum bırakarak bizlerle paylaşınız ( isim yerine rumuz bırakmanız rica olunur ).

Minik Hediyeler


 2011'den merhaba diyerek başlayayım dedim ama açık konuşmak gerekirse 2010 veya 2011, yeni yıla girdik ve benim için sadece işyerinde yapacağım yazışmaların kenarına düştüğüm tarih notlarında farklılık oldu. Ha 2010 olmuş ha 2011, farkı hisseden var mı bilmem ama benim için aynı ve aynı.. Hayat aynen kaldığı yerde yani:) 

o halde ben size sade ve sadece "merhaba" diyeyim ne dersiniz?

Blogger buluşmasının tadı damağımda kalmışken, sıcağı sıcağına buluşmaya gelen arkadaşlarım için hazırladığım minik hediyeleri anlatayım dedim bugün. Farklı farklı işler yapmak çok hoşuma gitti. Ördek, tavşan, köpek, hello kity ve farklı bir köpek daha yaptım ve çok sesli bir koro elde etmiş oldum. Hediyenin birini kardeşim Süheyla için hazırladım ve br tane de artınca o kalanı da minik kaşifime verdim. Bu tarz oyuncaklara, peluşlara pek rağbet etmese de eline tutuşturdum:) Bir iki baktı, ben de montunun cebine koydum ki dışarısı için alternatif yol arkadaşımız olsun diye:)






Bu şirinleri de gösterdikten sonra, tebdil-i mekanda ferahlık vardır diyerek yeni bir şablon seçtik ancak yeni şablon biraz sıkıntı verdi. Aslında istediğim gibi olacağına eminim ama haftasonu bloggerda bir sorun vardı veya sorun benim hesaptaydı anlayamadım. Gerekli düzenlemeleri malesef yapamadık. Bakalım yakın zamanda düzenlemenin tamamlanmasını ve yeni yüzümle sizlere içime sinerek merhaba diyebilmeyi istiyorum.

Sevgiyle kalın...

Gördüğüme Sevindim :))

Biz buluştuuuk:)
Aslında bu saate bırakmadan hemen yazacaktım ama bloggerda bir sorun vardı sanırım.
Hemen buluşmaya geçiyorum. Harikaydı ve neden daha önce buluşmadık dedim. Üzüldüm doğrusu bu kadar cici insanla aynı şehirdeyim, ama hiç yüzyüze tanışmadık. Üstelik hepimiz aynı şeye gönül vermişiz: El Emeği...

Kimler mi oradaydı:









Gülay




Öncelikle Sevgili Nilgün'e şunları söylemek istiyorum:

Nilgünüm, sen nasıl güzel yürekli bir insansın böyle.
Etkinlik belli olduğunda Nilgün bana kaç kişi katılacağı belli olunca haberdar etmemi söyledi. Haberleştik ve neticede kocaman bir koliyle bu gördüğünüz hediyeleri göndermiş.

Hadi daha yakından bakalım da Nilgün'ün ne ince fikirli biri olduğunu daha yakından görelim:






Nilgün hepimize tek tek peçete dekopeli sabun, kitap ayıracı, yaka kartı, kalem, şekerler ve kurabiyeler göndermiş. Paketinin üzerine ise harika bir etiketle birlikte bir de kuru çiçek dalları iliştirmiş.


Gönüldenele'nin harika hediyesi.
Ablacım çok teşekkürler, bayıldımmm.
Bir balık burcuna balık hediye etmek harikaydı :)) Sağolasın


Evde bir melek'in harika hediyesi
Hep bir keçe baykuşum olsun demiştim, oldu işte
Hem de alasından:)
ellerine sağlık diyorum, teşekkür ederim.





İffetin Günlüğü'nin harika hediyesi
Bu kumaşa bayıldım.
Nazik düşüncesi için ayrıca teşekkürler.
Bu kumaş, Hamza için özel seçilmiş...
çok şirin bir de buzdolabı süsüm oldu...

Bu arada sevgili komşum Fatma'yı da unutmamış İffet'in günlüğü. Ona da bir hediye gönderdi. Eve geç geldiğimden bugün vermek kısmet olmadı, en kısa zamanda mutlaka ileteceğim İnş.




Sevgili Gülay'ın harika hediyesi.
çok severek kullanacağım.
Gülay'ın bloğu şu an için aktf değil malesef, umarım yakın zamanda aramızda olur.
tekrar teşekkür ediyorum.



Yetenek-Sizin'in harika hediyesi.
Kahverengiyi çok seven biri olarak, ne kadar beğendiğimi tahmin edersiniz:)
Ellerine sağlık proje ortağım:)
tekrar teşekkürler....



Alonenes'in harika hediyesi...
Ellerine sağlık çok şık bir kolye, bir telefon süsü ve bir de kitap ayıracı hazırlamış.
çok beğendim, tekrar teşekkürler...



Moda-kesh'in harika hediyesi
doldurmuş gelmiş sağolsun, o gördüğünüz mor olanı taç yapımında kullanacağım ve çok severek kullanacağım.
tekrar teşekkürler canım...



Ve işte Urfatutkunu'nun harika hediiyesi.
Hemen çantama atacağım ve artık bu kalemi kullanacağım.
Çok teşekkürler kardeşim, ellerine sağlık...

Ayrılırken, sohbete doyamamıştık bile.
Sanıyorum biz artık ayda bir toplanırız:)
Evet evet, mutlaka toplanmalıyız:)

Sizleri seviyorum hamarat bayanlar...
Görüşmek üzere...

Not: Onlaruyurken, canım, aklın bizdeydi biliyorum. Aslına bakarsan ben de seni düşündüm çokça. Artık tanışmalıyız ne dersin?

Sevgiyle kal...


Related Posts with Thumbnails