GEZİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GEZİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çocukla tatil İçin Bir Öneri: ÇIRALI ( Antalya )


1 Mayıs'ın cumaya gelmesini fırsat bilip değerlendirelim dedik çünkü bu yıl izne ayrılmak için vaktimiz olmayacak gibi. 3 günlüğüne nereye gidebiliriz diye düşünürken, tevafuk olacak ya yıllardır tanıştığımız bir müşteri aradı ve Çıralı'nın çocuklu aileler için uygun olacağından bahsetti. 


Malum tatil demek dinlenmek, eğlenmek demek ama çocukla tatilde her zaman bu mümkün olmuyor. O nedenle çocukla tatile gidecekseniz sakin-sessiz bir yer olmasına, özellikle çocukların oyun alanının bulunmasına, trafik sorunu olmayan, daha doğrusu etrafından fazla araç geçmeyen bir yer olmasına dikkat etmelisiniz. En azından bu saydıklarım bizim dikkat ettiğimiz kriterler. 

 

Çıralı tüyosunu aldıktan sonra, hemen kalacak yer araştırmaya başladık. Birçok alternatife sahipsiniz kalacak yer konuda, ancak bizim için denize yakın olması önemliydi. Bu nedenle Barış Pansiyon'u tercih ettik. 




Limon-portakal ağaçları arasında, şirin bungalowlar var Barış pansiyonda. Etrafta kediler ve tavuklar geziniyor ve bahçedeki meyvelerden de kendiniz koparıp yiyebiliyorsunuz. Sadece sabah kahvaltısı pansiyona ait ki kahvaltıda da o gezinen tavukların yumurtalarından yiyorsunuz. Bahçenin meyveleri de oluyor kahvaltıda. Mütevazi bir köy kahvaltısı tadında açık büfe oluyor kahvaltı.




 Bungalovları da çam ağaçlarından yapmışlar. İçine girince mis gibi çam kokusu alıyorsunuz. Ben giderken - tabiki - yanımda kahve makinemi götürdüm çünkü kahve malum benim vazgeçilmezim. Bunun yanında elektrikli ufak ızgaranız varsa götürün, Bahçede mis gibi mangal keyfi yaparsınız. 




Çıralı'nın tertemiz bir sahili var. Uzunca bir hat boyunca, dağların arasında şirin bir koy. Deniz çok berrak ve tertemiz. Biz Mayıs başında gittik su biraz serindi ama girilmeyecek gibi değil. Deniz kıyısından Olimpos Antik Kent sadece 10 dakika yürüme mesafesinde. Ancak yolunuzu bir dere kesiyor. Paçaları sıvayıp geçiyorsunuz karşıya, başka da yol yok çünkü. Diğer giriş Olimpos tarafından.




 Şimdi gelelim, Çıralı'ya gitmişken nereler gezilir neler yapılır mevzusuna. Bir kere adı üstünde Çıralı. Yani gitmişken o çıraları görmeden gelmek olur mu :)

YANARTAŞ





Çıralı merkezden 6-7 dakika araba ile gidiyorsunuz ve Yanartaş'a ulaşıyorsunuz. Sonrasında sizi harika bir manzara eşliğinde yaklaşık 35-40 dakikalık bir tırmanma bekliyor. Diliniz dışına çıkıyor benden söylemesi ama gördüğünüz manzara buna değer. Biliyor musunuz ara sıra utandım kendimden, ben soluk soluğa kaldım ama o yaşlı insanlar - 70 yaşlarında bir grup - öyle nefessiz falan kalmadan çıktılar yukarıya. Bizim yaşlıları düşündüm, oraya tırmanacak bir yaşlımız gelmedi aklıma. 



İşte, bu yanartaşlardan bir sürü var yukarıda. Çoluk çocuk olmasa gece çıkmak daha makbul olurdu bence ama o kadarı da kusur kalsın artık. Gerçi ben gece çıksam sanırım aklımın yarısı giderdi ya. siz düşünün artık halimi :) Korku filminden korkan biriyim sonuçta :P

OLIMPOS ANTİK KENT


İki girişi olan bir antik kent burası. Bir giriş Çıralı sahilden yürüyüş mesafesinde, diğer giriş Olimpos tarafından. Biz sahilden yürüyüp ulaştık antik kente. Bu arada yolumuza çıkan bu dereyi de atlamak durumunda kaldık ama çoşkun akan bir dere ve denize  dökülüyor. Su buz gibi ve dizlere kadar geliyor.


Bir yanı deniz, bir yanı dere olan antik kent öyle güzel bir manzarada ki. Oldukça da geniş bir yerleşim arazisi var. Öyle ki biz çocuklarla kaybolduk bir ara. Neyse ki 10 - 15 dakikanın sonunda yolumuzu bulabildik.






Herşey güzel güzel olmasına ama biraz bakımsız geldi bana. O kadar çok ziyaretçisi var ki bu açık hava müzesinin, bence bazı noktalarda rehberler olmalıydı. 





PHASELIS ANTİK KENT




Çıralı - Kemer arasında muhteşem bir ormanın içinde bir antik kent sizi bekliyor. Burası hem mesire alanı, hem harika bir koy, hem de tarih kokan bir antik kent. Biz dönüş yolunda uğramış olduğumuzdan ancak 1 saat kalabildik ama bir tüm gün burada geçirilebilir. Piknik yapıp tüm gün denize girilebilir. 



Olimposa nazaran daha temiz, daha ferah bir yer burası. Ulu ağaçlar arasında, kuş sesleri içinde kalıveriyorsunuz öylece. Gözünü kapatıp, dalgaların sesiyle uyumalık bir yer:)













 Daha gezecek çok yer vardı biz 3 güne deniz, Olimpos, Yanartaş, Phaselis ve dönüş yolunda da Manavgat Şelalesini ancak sığdırabildik. Siz vaktiniz olursa Ulupınar, Gelidonya Feneri ne gidebilir, Tahtalı'da teleferiğe binebilir ve tekne turlarına katılabilirsiniz.

 Sevgiyle kalın,,,

 

Bir Bakmışsın İyileşmişsin...



Gemi geçer, ardında köpükle iz bırakır. Hiç silinmeyecek sanırsın lakin iki dakika öteye kalmaz. Yüreğinden bir dert geçer, ardında iz bırakır. Hiç silinmeyecek sanırsın lakin geçer gözüm. Bugün çok, yarın daha az, öbür gün daha da az... Derken bir bakmışsın tamamen iyileşmişsin. Rabb'im sağlık sıkıntısı vermesin gözüm. Emin ol gerisi hikaye. Baktığın yere göre değişir acısı. Ama er ya da geç söner gider. 

Yukarıdaki fotoğraf, Meke Gölü'ne ait. Bayramın son günü bizzat kendim çektim. Ve evet, tamamen kurumuş, hiç su yok. Kaç senedir can çekişiyordu zaten. Öyle heybetli bir yer ki, anlatması zor. Ben görünce bir an irkildim. Donup kaldım ilerleyemedim. Hemen arabadan aşağı indim hatta... Beni çok etkiledi.. Bir başına, herşeye rağmen dimdik duruyordu orda.. Kimbilir, belki bir gün yeniden etrafında kuşlar olacak, ülkemizin gözbebeği nazar boncuğu Meke Tuzlası'nda...

Gelelim yukardaki yazıya.. O da urfatutkunu'nun instagram hesabından. fotoğraflarından çok yazdıklarına bayılıyorum, doğruya doğru :) 

Güzel bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle..

Sevgiyle kalın...

Anamur Denizkent Sitesi ve Mamure Kalesi


Anamur'da kalınacak en güzel yerlerden biri, Denizkent sitesi...
Sahil kenarında, denize sıfır, çok büyük bir bahçe içerisinde yaklaşık 70-80 ev...


Tamamı 2 katlı, en üstte de teras var.
En kötüsü ben 7 gün boyunca terastan fotoğraf çekmeyi akıl edemedim:(



Bizim gibi kalabalık ortamlardan hoşlanmayanlar için, doğa, yeşil, deniz üçlüsünü bir arada görebilecekleri şirin bir tatil sitesi Denizkent. Hemen Anamurium antik kentinin yanında. Bir başka postta da Anamurium'u anlatacağım kısmetse.



Kesinlikle çok bakımlı bir bahçesi var sitenin. Benim gibi bitkiseverlerin bayılacağı gibi:) Çok çok iyi bir bakım ekibi var ve her akşam mutlaka ilaçlanıyor.



Sitenin hemen sol tarafından Sultan Çayı denize dökülüyor. Buna rağmen bir tane sivrisinek görmedim ben. Ancak diğer sitelerde sivrisinekten oturamıyorlarmış, orada tanıştığımız ailelerden öğrendik. Burası sürekli ilaçlandığı için biz hiç rastlamadık.


Ne güzellikler yaratılmış da bizlere hizmet ediyor bakar mısınız?



Turuncu güllerden



Sarı güllere



Bir çeşit güzellik bir arada.. İşte birkaç foto:












İşte bu da süs narı.. Bunu görünce evdeki süs narımın böyle olup olmadığını düşündüm. Dönüp bakınca hala çiçekli olduğunu, narların oluşmadığını gördüm. Şükür ki bu bir haftalık zamanda evdeki bitkiler hiç zarar görmemiş.



Bir evin önünde de bu harika domatesler vardı. Doğallıktan güzeli var mı?...





İşte bunlar da bahçedeki narlar. Anamur'un muzu kadar narı da ünlüymüş. Bu arada muzun fiyatı, Konya'dakinin 1/3'ü. Hem de mis gibi kokuyor. Yani ünlü olduğu kadar var Anamur muzu...



Denizi, kimi yerde kumlu kimi yerde çakıllı. Malum Akdeniz, suyu sıcacık ve bir o kadar da tuzlu. Son birkaç yıldır Marmara'nın serin ve tuz oranı az suyuna alışınca, Akdeniz bana tuz bombardımanı gibi geldi:))



Sahilde birkaç yerde bu levhalardan var. Görünce öyle hoşuma gitti ki...
Hep diyorum...
Doğayı ve doğalı koruyalım...

Denizkent sitesi ve civarı ( Anamurium bölgesi ) Kıbrıs'a en yakın uç nokta... Bu da bir bilgi olarak kalsın burada...



Ve Anamur'un girişindeki Mamure Kalesi...
Kalenin etrafı su ile çevrili, minik bir dere gibi ve içinde birsürü kaplumbağa...





Dere kenarında da bu şirin çiçekler karşılıyor sizi.



Kale denizin kenarında, dalgaların sesi insanı büyülüyor adeta. Tabi bir yandan da güneş beynini kavuruyor o başka:))




Kaleyi gezerken Malkoçoğlu filmleri geldi aklıma. Kesin buralarda bir film çevirmiştir Cüneyt abimiz:))



Ve kale surlarından bir görüntü.

Şimdilik bu kadar... Anamurium ve diğer mekanların tanıtımını ilerleyen günlerde yazacağım kısmet olursa...
Sevgiyle kalın...

Not: Bölgeye gidecek olursanız, Mayıs ve Eylül gibi daha serin zamanlarda gitmenizi tavsiye ederim. O kadar nem oranı yüksekti ki, nefes almakta zorlandığımız zamanlar oldu neredeyse. Sıcak ve güneş ise kavuruyor ortalığı. Hafif esen bir rüzgar ise resmen can veriyor etrafa.

Related Posts with Thumbnails