Amigurumiye takıldım kaldım. Bayılıyorum örerek oyuncak yapmaya. Aslında itiraf edeyim bunda oğlumun payı hiç de azınsanamaz. Yani ilk ördüğüm
Caillou'ya o kadar iltifat etmemiş olsaydı, belki de bir daha oyuncak örmek aklıma gelmezdi. Benim o arabalardan ve tekerlerden ibaret oyunlar oynayan oğlum, onca peluş oyuncağını ve bebeklerini elinin tersiyle iten oğlum ilk olarak benim ördüğüm oyuncakla başladı oynamaya. Düşünebiliyo rmusunuz bendeki sevinci:) Omuzlarım kabardı resmen. Öyle ki uyku arkadaşımız bile oldu Caillou. Haa bu arada öyle Caillou karakterinin hayranı felan değil oğlum. Çizgifilmini de izlemez. Dolayısıyla ben bu beğenisinin tamamen annesinin el emeğinden kaynaklandığı konusunda içimdeki dürtüyü okşadım:)) İşte böylece amigurumi konusunda beni tamamen oğlum yönlendirmiş oldu...
Bu kaplanı da caillou maceramızdan sonra yeni birşey örmek için başladığım girişimler sonucu nette görmüştüm. Yabancı bir siteydi, öyle beğendim ki hemen yapmaya karar verdim. Mini mini şirin bir kaplanımız oldu velhasıl.
Şimdi efendim
Evren sormuş, kepçe gelinen son mertebe mi diye:)) Ben de konuyla ilgili birkaç kelam edeyim istedim. Hatırlarsınız,
erkek mavi kız pembe mi giyer diye bir yazı yazmıştım yakın zamanda. Bu ayrıma hep zıt düşmüşümdür, sinir olmuşumdur. O kadar ki oğlumun çarşafı ve yastığı pembe şu an:) Hatta aynı yazıda oğlumun çay kahve takımlarından da bahsetmiştim. Bir de
burada oğlum için aldığım merdane ve mini sofrayı göstermiştim size. Hani hayalimde onunla birlikte pastalar börekler yapmak vardı. Erkek de mutfağa girebilmeli, en az bir kadın kadar.. Biz de ağaç yaşke eğilir edasıyla alıvermiştik merdaneleri de henüz bir icraat yapamadık o ayrı:)) Gerçi oktay ustanın kitabını isteyip özenle yemekleri incelemesi, tariflere bakması da içimi ferahlatıyor ki yakında birlikte mantı bile yaparız bakarsınız :P
Efendim uzattım lafı, diyeceğim o ki, araba, bebek, top, merdane, bisiklet, kepçe:)) Evet her kategoriden birşeyler sunmaya çalıştık oğlumuza. Ama genetik midir nedir anlamadım arabalar bir başka. Hele kepçeler, iş makineleri:)) Olsun içimiz rahat, yönlendirmedik, teçhizatı önüne koyduk, seçimi ona bıraktık. Artık tercih onun bakalım şimdilik tekerlere aşık ama ileride ne olur bilinmez. Bakarsınız Oktay usta gibi bir usta yetişir:)) Ne dersiniz?
Bu arada çok sevdiğim bir blog dostum bugün 31 oldu :) R
eyyan'ın annesi Serra, yaşlanmıyoruz, olgunlaşıyoruz arkadaşım. İyi ki doğdun, iyi ki tanıdım seni. Sevgiyle kal.
Son bir haber daha verip kaçıyorum. Satıştaki ürünlerimi derli toplu görebileceğiniz bir bloğum var artık. Aslında henüz çalışmaları tamamlanmadı ama sabırsızlık ettim biraz:)) İşte
oyuncak dükkanı..
Sevgiyle kalın, güzel bir haftasonu diliyoruz şimdiden...