Blog Erişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Blog Erişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Blogspottan, Konya'dan ve Konya'lı bloggerlardan Haberler...

Ne de az yazıyorum son zamanlar. Oysa her gün bir yazı yayınlardım mutlaka. Bazen birle bile yetinmezdim. Ama ya şimdi öyle mi? Blog yasağı sanırım hepimizi sarstı bu konuda. Hevesimiz mi kaçtı diyeeceğim, yok değil. Sanırım geçici bir durum bu. Sırada yayınlanmayı bekleyen birçok şey varken, hele de bahar gelmişken hevessizlik olur mu hiç?

Bahar demişken, dün Konya'da kar atıştırdı. Nasıl yani demeyin, aynen öyle. Sonumuz hayrolsun diyorum ama sıcakları da özledik diye ekliyorum:) Vardır her işte bir hayır.. Balkon bostanlarımız yavaş yavaş kendilerini göstermeye başladılar. Şu an biber ve domates fideleri yetiştiriyoruz. Nane, maydonoz, salatalık, kabak ise direk bahçeye ekilecek. Bu sene fideleri yetiştirip direk bahçede devam edeceğiz sebze işine. Balkondaki ne olsa yetmiyor. Gerçi günlük salatayı yapacak kadar oluyorlar ama. Haydi bakalım hayırlısı...

Dönelim blog yasaklarına, geçtiğimiz cumartesi sevgili Melek'in oğlunu görmeye gittik. Öyle tatlı ki MaşaAllah, sevmeye doyamadık. Konya blogger buluşmamızdaki arkadaşlarımızın iki tanesi hariç hepimiz oradaydık. Hem bebek sevdik, hem Melek'in marifetli ellerinden enfes pastalar yedik, hem de çok çok güzel sohbet ettik. Daha sık yapmamız lazım bu buluşmaları.

Konudan konuya atlıyor olacağım ama bir durum var, bu blog yasağının kalkması mevzusunun aslında bir kandırmaca olduğu konusu da konuşuldu oturmamızda. Aslında bana da mantıklı geldi. Hani açılmıştı bloglar? Neden hala DNS ayarıı yapmadan giremiyorum o halde. Gerçi son 8-10 gündür ara sıra giriş yapabildim DNS ile oynamadan. Ama eskisi gibi de -özgür- değiliz bloglarımız konusunda. Hala yasaktan izler taşıyoruz. Düşünüyorum ne yapsam acaba diye? Sanırım bu gidişle ben de "com" olacağım...

Yeni oyuncaklar'ın bir de dergisi çıktı, Biliyorsunuz, el emeği oyuncaklarım bir süredir yenioyuncaklar.com'da da satıştaydı. Şimdi bir de dergi çıkarıyorlar, oyuncakların dünyasına daha derinden bir bakış isterseniz, dergiye mutlaka göz atın derim.

Bu arada son bir haber daha, Annelerin Dünyası çok yakında yepyeni bir enerji ile karşımızda olacak. Çalışmalarımız son hız devam ediyor. Daha farklı bir şekilde çıkacağız karşınıza. Bekleyin :)

Şimdilik buralardan haberler bu kadar, yeni bir paylaşımda görüşünceye kadar, sağlıkla ve mutlu kalmanız temennisiyle...

Bir Yarışma Güncesi ve Arap Aşı

Blogspotta meydana gelen yasak, hepimizi etkiledi ki yazmaya bile isteği kalmıyor insanın zaman zaman. Hala yasak - çözümlenmiş olmasına rağmen - malesef bloglara ulaşılamıyor. DNS değiştirmek, ultrasurf kullanmak çözüm belki ama okuyucuları etkiliyor bu durum. Bir an önce çözümlenmesini diliyorum ve çözümlenmeyecek ise de farklı yollarla kendime artık - yasaklanamayacak - bir platform oluşturmak istiyorum. Bu özellikle oyuncan dükkanı ile ilgili düşüncem, zira oyuncak dükkanı kendi girişimim. Bu yasak neticesinde sekteye uğramasını hiç istemem. Hayırlısı ne diyelim...

Bu aralar ne yazıyorum, ne de blogları okuyorum. Aslına bakarsanız yeni tariflerim, el emeklerim birikmiş durumda ama işte paylaşacağım günleri bekliyorum heyecanla. Yaz geliyor, balkon botanik bahçemde bazı düzenlemeler yaptık. Bir kere tadına vardık ya artık her sene deneyeceğiz bitki yetiştirme işini. Hatta bu sene fideleri saksıda büyütüp bahçede yetiştirme işine devam edeceğiz. Ne kadar bol hava-güneş-su, o kadar iyi... Bakalım gelen günler ne gösterecek bizlere...

Bu arada bir de yarışma heyecanı var üzerimde. Çok zorlu bir yarışma. 32 blogger katılıyor ve 4 hafta sürecek. Her hafta eleme sonucu yarışmacı sayısı yarıya inecek. Bu haftanın teması "geleneksel çorbalarımız". Yarışmaya katılıp katılamayacağım konusunda bir mail almıştım ve yemek yarışmalarını kaçırmayı hiç istemediğimden ve de organizasyonun ciddi olduğunu düşündüğümden hemen olur demiştim. Ardından koskoca bir sepet göndermişler, şaşırdım. Özellikle nescafe kupası gözdem oldu ve yeni .çıkan kavanoz sosuna ( tencere yemekleri sosu ) bayıldım. Öyle ki ekmeğe sürüp yiyorum, tencere yemeklerinde kullanmadan bitecek gibi :))


                          

İlk haftanın teması için öncelikle Konya'mızın eskilerde kalan ve şimdilerde çok da bilinmeyen "Tandır Çorbası" nı yapmayı düşündüm. Ancak yapımı basit ve bir yarışma için uygun olmayabilir diye düşündüm. Konya mutfağı oldukça zengin, seçim yapmam zor oldu ancak Arap Aşı'nda karar kıldım. Çocukluğumdan bu yana değişmeyen acılı ve ekşili lezzetimizdir. Bir ara öğündür bizim için. Kar yağdığı zamanlar yapılır, hamurunun mutlaka kar görmesi gerekir.


Arap Aşı -kesinlikle - tahta kaşıkla yenir. Çok çok kaynatılır, hatta yemek yenirken bir yandan çorba kaynamaya devam eder. Demir kaşıkla zaten yiyemezsiniz, ağzınız yanar. Hamurundan kaşığınıza alır, çorbaya daldırırsınız. Hamuru çorbanın içina kaçırırsanız, bir dahaki sefere Arap Aşı'nı yapma sırası sizdedir. Yani cezanızı çekersiniz :)) Bir tavuk yerken lades kemiğini gördüğümde, bir de Arap Aşı yerken rahmetli büyükbabamı anmadan geçmem. Hamur kaçırmalarda nasıl da espriler yapardı, ne güleç insandı. Bir eşini daha bu dünyada göremeyeceğim, o bambaşkaydı...



Evet, nerden nereye geldik. Yarışmadan bahsetmek için geldim, blog yasağı, büyükbabam, Arap Aşı derken uzadı gitti yazı :))

Kar Güzeli: Arap Aşı

Çocukluğumun en vazgeçilmez hatıraları arasında Arabaş ( Arap Aşı ) partileri vardır. Genellikle geceleri ara öğün gibi yenir. Konya’da “yat-geber”lik* diye tabir edilen öğünümüzde yenir yani  Büyük bakır sinilere yapılan hamurun ortası çorba tasının koyulması için kesilir ve tas ortaya konur. Yer sofrasına oturanlar hep birlikte şen-şakrak bu faslı yaparlar. Arabaş, bir muhabbet vesilesidir bizler için.
Arap Aşı sadece kar yağdığında yapılır. Kar olmadan yenmesini büyükler doğru saymazlar. Hamurun kıvamına gelmesi için kar üzerinde bekletilmesi gerekmektedir.
Arap aşı yenirken dikkat edilmesi gereken bazı püf noktaları vardır. Çorba sürekli ocak üzerinde kaynamalıdır, kaynar kaynar ve özellikle bakır taslar içinde servis yapılmalıdır. Tabi çok sıcak olan bu çorba sadece tahta kaşıkla içilir. Kaşığa önce hamurdan bir parça alınır, ardından hamurun olduğu kaçık çorbaya daldırılır. Arap Aşı’nın muhabbetlerinden biri de, hamuru çorbanın içine kaçıran kişinin bir dahaki sefere cezalı olarak belirlenmesi ve Arap Aşı’nı onun yapmasıdır. Buna “yolunu çekmek” denir. Bunun nedenle hamuru çorbaya kaçırmamak için özel bir çaba sarf edilir.



Hamur Malzemeleri:

9 bardak su

2 bardak un

1.5 tatlı kaşığı tuz



Çorba Malzemeleri:


1 bütün tavuk

4 lt. su

1 kahve kaşığı karabiber

1 kaşık pul biber

1 çay kaşığı tuz

1.5 kaşık domates salçası

1 kaşık biber salçası

4 kaşık un

2 kaşık tereyağ

2 limon suyu

Hamur Yapımı:

• 7 bardak suyu bir tencereye koyun. Tuzu da ekleyip kaynamaya bırakın.

• 2 bardak su ile 2 bardak unu pütür kalmayacak şekilde bir kabın içinde karıştırın.

• Su kaynamaya başlayınca, bir oklava yardımıyla hızlı hızlı karıştırırken kaptaki sıvı hamuru da yavaş yavaş ekleyin.

• Oklava ile karıştırırken, karışım kaynadıktan 5 dk sonra ocaktan alın ve hafif ıslattığınız bakır tepsiye hamuru 1.5 cm kalınlığında dökün.


Hamurun Püf Noktaları:

Hamur kalın olmamalıdır. 1.5 cm kalınlık en ideal ölçüdür.

Hamuru karıştırırken mutlaka oklava kullanılmalıdır.

Arabaş hamurunu dökmek mutlaka kar yağması beklenmelidir.

Çorba Yapımı:


• Tavuğu birkaç parçaya ayırıp üzerine 4 lt. su ekleyip düdüklü tencerede haşlayın. Tavuk etlerini didikleyin. Suyunu kullanılmak üzere ayırın.

• Çorbayı yapacağınız tencerede 1 kaşık tereyağını eritip unu iyice kavurun.

• Haşlanan tavuktan elde ettiğiniz tavuk suyunu kavrulan una yavaş yavaş ekleyin. Bu işlemi yaparken çırpma teliyle hızlı hızlı karıştırın ki topaklanma olmasın.

• Kaynayınca altını kısın ve pişmeye bırakın.

• Bir tavada 1 kaçık tereyağı eritin, domates ve biber salçalarını ekleyip birlikte biraz kavurun. İçine yarım çay bardağı kadar su ekleyin ve bir taşım kaynatın.

• Elde ettiğiniz salçalı karışımı kaynamakta olan meyaneli tavuk suyunun içine ekleyin.

• Çorba tekrar kaynaya başlayınca, didiklenmiş tavuk etlerini de çorbaya ekleyin. En son karabiberi, pul biberi ve 2 limonun suyunu da çorbaya ekleyin.

• 1 saat kadar kaynadıktan sonra çorba servise hazırdır. Hamurun ortasını bir kaşık yardımıyla yuvarlak olarak kesin ve çorba tasının koyulacağı yerdeki hamuru kaldırın.

• Afiyet olsun…

Çorbanın püf noktası:

Arap aşı çorbasının yağının bol olması ve yağın çorbanın üzerinde görünmesidir.

Çorbanın en büyük özelliği çok kaynatılmasıdır.

Çorbanın çok acı olması gerekmektedir. Hatta acısı yetersiz gelirse yerken içine pul biber atılır.

Çorba, tüm misafirler doyup da sofradan kalkıncaya kadar ocakta kaynamaya devam eder; kesinlikle altı söndürülmez.

* Yat – Geber’lik: Konya’da akşam yemeklerinden sonra 22:30 – 00: 30 arasında yapılan hafif atıştırmalıktır. Genellikle kahvaltılıklardan veya Arap Aşı’ndan mütevellittir.

Blogspot Açıldı Ama...

Merhabalar;

Evet, blogspot nasıl ki bir mahkeme kararı ile kapatıldı ise yine bir başka mahkeme kararı ile açıldı. Haberi buradan okuyabilirsiniz. Yalnız şöyle bir durum var. Evet bloguma girebiliyorum ama kumanda paneline giriş yapmak istediğimde yine aynı yazı, yani "Mahkeme kararıyla engellenmiştir." diyor...

Nasıl iş anlamadım ???

Derken...

Şu yazıyı okuyunca kararın yürürlüğe girmesi için bir süre bekleyeceğimizi anladım.

Olsun, bekleriz... Zaten ne zamandır bu günü beklemedik mi sabırsızlıkla :)

Haydi gözümüz aydın :)


İmza Attınız Mı?


Toplanan imzalar 14.03.2011 tarihinde yetkili mercilere iletilecek
Siz imzanızı attınız mı?

Buyrun buradan...

Blogspot'ta son durum

Bloglarda son durum nedir? 

Hala açılmadı sanırım, ben DNS değiştirdiğim için hepsini açabiliyorum. Dolayısıyla bloglar hala kapalı mı bilemiyorum. Eğer öyleyse de beklediğimden daha uzun sürdü bu yasak. Blog istatistiğime bakınca, eskisine yakın ziyaretçi olduğunu görüyorum. Yani okunabiliyorum ama blog dostlarımın blogları güncellenmiyor. Demek hala yasağın vurduğu biryerler var.

Bir an önce bitsin artık bu yasak...

Ve bir gelişme: 

CUMHURBASKANI ABDULLAH GUL
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, twitter’daki hesabı üzerinden, “Blogların kapatılmasıyla ilgili de çok mesaj alıyorum. Anladığım kadarıyla bu alandaki hukuk gözden geçirilmeli ve kurallar toplu cezalandırmalara fırsat vermeyecek şekilde değiştirilmeli. Bu yönde gereken girişimlerde de bulunacağım” yorumunu yaptı. Sosyal medyanın gücüne de değinen Gül, Mısır örneğini vererek şunları yazdı: “Sizin de takip ettiğiniz gibi geçen hafta Kahire’ye kritik bir ziyaret gerçekleştirdim. Mısırlı gençler, sosyal medyanın gücünü o kadar etkin kullanmışlar ki eski yöneticilerin tedbir almasına bile fırsat kalmamış. Öyle ki ben kendileri ile konuşurken bir taraftan hepsinin masa altından parmaklarının çalıştığını gördüm.”

buradan alıntıdır.

Yeni Bir Gün Ama Yeni Haber Yok



Aradım taradım
Blogspot ile ilgili bir gelişme bulamadım
Yasak hala sürüyor
Birilerinin rant kavgasına, bizim gül gibi bloglarımız güme gidiyor :S


Bu iş çözülüyor gibi

17: 30 itibariyle 206 kişinin bloğumu ziyaret etmiş olması, 6 kişinin de şu an için online bulunması blogspot olayının yavaş yavaş çözülüyor olmasını müjdeledi bana. Çok şükür. burası bizim mekanımız olmuş, yazmaya alışanlar için ne kadar zor geçen bir gün oldu bu 2 mart öyle değil mi?

DNS ayarı ile mi yoksa başka bir yöntemle mi giriş yapabiliyorsunuz bilmiyorum ama, sizi burada gördüğüme öyle sevindim ki....

Bakarsınız yarın geliriz, yasak kalkmış, hiçbir ayar yapmaya gerek kalmadan -özgürce - yazılarımızı yazıyor ve yazılanları rahatça okuyor oluruz...

Sevgiyle kalın.

DNS AYARI İÇİN - ÇOK BASİT

                           
Simgeye çift tıklayın


Özelliklere tıklayın


İşaretli seçeneği seçip özelliklere tıklayın.


DNS ayarınızı yukarıdaki gibi yapın ve tamamı tıklayın.
İşte tüm yapacağınız bu:)
güzel erişimler:)

Related Posts with Thumbnails