ANA YEMEKLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ANA YEMEKLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Fırında Çok Pratik Mantar


başkaldıran yığınların coşkusu 

gece seninle ışıyacak 
seninle karılacak sabahın harcı 
sevdalıyım 
sevdalıyım sana 
ırgatın bağrından sökülen şafak 

Orhan Kotan


Mart kapıdan baktırır derler ya, hakikaten öyle olacak bu sene, anlaşıldı. Nasıl bir kar var burada, anlatamam. Gül yaprağı dökülüyor sanki gökten. Çıkıp dışarıda gezmek vardı şimdi :) Baharın, cıvıl cıvıl kuşların özlemini de çekmiyor değilim bir yandan. Saksıya diktiğim nergis ve sümbül soğanlarının filizlenmesini, biber domates fidelerimizin büyüyüp boy vermesini, dışarıda gezerken üşüme korkusundan çook uzak olabilmeyi. Özledim...

Neyse, lafı fazla uzatmadan, son zamanlar favorimiz olan bu güzel yemeği - yani tam olarak yemek denir mi emin değilim ama - sizlerle paylaşmak istiyorum. Öyle lezzetli oluyor ki, mantarın çok değişik hallerini denedim ama, sanırım bu top 1 olacak bu gidişle. Sağolsun bu tatla beni eşim tanıştırdı. Ne zaman mantar yapacak olsak, mutfağa o geçiyor zaten:) Ben sadece yeme faslındayım :D Hemen tarife geçiyorum. 

Malzemeler:

Mantar
Biber
Domates
Tuz
Zeytinyağı

Üzeri için:

Kaşar peyniri rendesi
Tulum peyniri

Yapılışı:


  • Güveç kabının tabanına çok az zeytinyağı koyun.
  • Mantarları küp küp doğrayıp kaba ekleyin ve üzerine tuz serpin.
  • Her bir güveç kabına 5-6 adet küp kesilmiş biber ve ince dilimlenmiş 3-4 dilim domates ekleyin.
  • 180 derecelik fırına pişmeye bırakın.
  • Mantarlar pişince - ki çok çabuk pişiyor - üzerine peynirlerden ekleyin ve fırını ızgara ayarına getirin ( ya da 200-220 dereeye ayarlayıp üst tarafa alın güveç kabınızı ). Burada amaç peynirlerin kızarması.
  • Sonrasında, size sadece afiyet olsun diyebilirim :)
Not: Mantarlar ciddi sulanıyor, bu su çok lezzetli. Ben bazen suyunu alıyor ve çocuklara mantar çorbası yapıyorum. Tadı enfes oluyor.


Kalküta Usulü Tavuk - Hint Mutfağı


Cumartesi günü bir dergi karıştırırken, Hint yemekleri ile ilgili sayfa eşimin dikkatini çekmiş. Hint yemekleri deneyelim mi dedi, cazip geldi bu fikir bana. Hiçbir yemek bilmesem de Hint mutfağına ait, baharatı çok kullandıklarını bildiğimden, damak tadımıza uygun yemekler bulacağımızdan emindim. Hemen google efendiye sorduk:) Sağolsun bize birsürü seçenek sundu. İçlerinden "Kalküta Usulü Tavuk"ta karar kıldık. Bir de harika bir pilav yaptık ama onu daha sonra payaşacağım sizlerle. Herneyse, sonuç nasıl derseniz, "Keçinin yemediği ot başında bitermiş" sözünü söyleye söyleye bilmediği hiçbirşeyi yemek istemeyen babam bile ses çıkarmadan yedi. Yani ayıp olmasın diye yemediğini sanmıyorum, böyle bir durumda çıkarır peynir zeytini, onları yer daha iyi :D Tavuk kesinlikle pamuk gibiydi ve lezzeti de hakikaten çok güzeldi. 

Bu arada, Hint yemeklerinden sonra sırada Kore yemekleri var:) Özellikle Kimbap denemeyi çok istiyorum, tabiki bizim usül kimbap olacak. Yani yosun yerine asma yaprağı kullanacağım. Şu sıralar çokça Kore filmi izlememden gerek olsa, pek merak saldım Kore yemeklerine de :)

Malzemeler:

4 parça göğüs eti
1/4 su bardağı yoğurt
3 diş dövülmüş sarımsak
1 çay kaşığı kırmızı biber
3 çorba kaşığı limon suyu 
4 çorba kaşığı tereyağ
1/2 çay kaşığı tuz
1 adet ortaboy kuru soğan *

* Aslında orjinal tarifte yeşil soğan vardı ancak ben mevsimi olmadığından kuru soğan ile yapmayı tercih ettim.

Yapılışı:

  • Tavuk etlerini ortadan ikiye dölüp biraz incelmelerini sağlayın. Herbir parça avuç içi kadar olsa, ideal oluyor.
  • Hazırladığınız tavukların birkaç yerine bıçak batırıp genişçe bir kaba alın.
  • Küçük br kasede yoğurt, sarımsağın 2/3'ü, biberi ve limon suyunun yarısını karıştırın.
  • Bu karışımı tavukların olduğu kaba döküp, bir güzel karıştırın ki tüm tavuklar soslansın. Bu şekilde 4 saat kadar bekletin.
  • Bir tencereye tereyağının yarısını alın. İyice kızınca tavuk parçalarını bu yağda iyice kızartın. Her iki yüzleri de pembeleşip etler pişme noktasına gelince tuzu ekleyin.
  • Ateşi iyice kızıp, tavuklar yumuşayıncaya kadar tencerenin kapağını kapatıp pişirin.
  •  Tencerenin kapağını açıp, sos yarısını çekene akdar pişirmeye devam edin.
  • Bu aradaküçük bir tavada kalan tereyağı eritin. İçine kalan sarımsağı ekleyip 30 sn kadar pişirin.
  • Arsından ince ince doğradığınız soğanları da ekleyin.
  • Soğanların diriliği gidene akdar karıştırarak kızartın.
  • Tenceredeki tavukların üzerine bu sosu ve kalan limonu ekleyin ve tencerede çok az sos kalana kadar pişirmeye devam edin.
Afiyetle...

Tuzda Tavuk Nasıl Yapılır?


Ramazan Ayı'nda bir gün markete uğradım ( Bim'e ). Kasada ödeme yapacaktım ki benden sonraki bir bayan kasiyere " Tuzda tavuk için ne kadar tuz almalıyım? " dedi. Kasiyer de ona ".... etliekmek fırını tuzda tavuk yapıyor, onlara sorun söylerler" dedi. Dışarı çıkıp baktım, fırın Bim'in tam karşısında. Pencereye de zaten yazmışlar tuzda tavuk yapılır diye.

Ee gidince bahsettim, merak ettim nasıl bir lezzettir diye. O gece iftar sonrası internetten de araştırdık, gördük ki hiç de zahmetli birşey değil. Bir gün eşim denemeye karar verdi, ben arkadaşlarımla olduğum bir vakit yapmış, eve geldiğimde fırında bu değişik görüntü, evin içinde mis gibi kokular vardı:)

Pişme tamamlandıktan sonra, kayalaşmış olan tuzu bir tornavida yardımıyla kırdık ve aşağıda gördüğünüz gibi tuz kalıbını tavuktan ayırdık. İçerde mışıl mışıl uyuyan tavuğu görüp kokusunu duyunca, hemen sofraya geçmeye karar verdik :D


Şimdi gelelim tarifimize.

Malzemeler:

  • 3 kg iri tuz
  • 3 kg ince tuz
  • 3 yumurta akı
  • Bütün tavuk
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağı
  •  Kimyon, kekik, köri ve istediğiniz diğer baharatlar - tuz koyulmayacak -
Yapılışı:

  •  İri ve ince tuzu, yumurta akları ile karıştırın. gerekirse içine çok çok az su ekleyin ki kıvam alsın.
  • Tavuğu zeytinyağı, salça ve baharatları karıştırıp bunlarla iyice yoğurun.
  • Hazırladığınız tuz karışımını, yağlı kağıt serdiğiniz bir fırın tepsisine, tavuğun oturma yüceyine yetecek kadar koyup tabanı oluşturun.
  • Üzerine tavuğu koyun ve üst yüzeyi tamamen kapanıp hava almayacak şekilde kapatın.
  • 180-200 derece fırında 2 saat pişirin.
  • Piştikten sorna yukarda anlattığım gibi tuzu açın, ve afiyetle yeyin:)

Sevgiyle...


Tavuk Tantuni


Terketmedi sevdan beni,
Aç kaldım, susuz kaldım,
Hayın, karanlıktı gece,
Can garip, can suskun,
Can paramparça...
Ve ellerim, kelepçede,
Tütünsüz uykusuz kaldım,
Terketmedi sevdan beni...

Ahmed Arif

Eylül geldi ya hani, havalar soğudu. Yakında kurumuş sararmış yapraklar da dökülür yollara, çıtır çıtır gezeriz üzerlerinde. Ne zaman eylül olsa, sonbahar geliyorum dese, sevdiğim şiirleri okumaya başlarım ben. Çok severim bu havaları, çok. Ne sıcak ne soğuk, sanırım benim mevsimlerim ilkbahar ve sonbahar... 

Tavuk tantuni...
Yakınlarımızda çok güzel yapan bir yer var. Tantuniyi çok severim, tavuklusunu sanırım 1 senedir biliyorum. Öncesinde sadece kıymadan yapıldığını sanıyordum. Eminim orjinali o şekildedir ama tavuklusu da harika oluyor. Bir gün, evde yapmaya karar verdim. Hemen dondurucudan lavaşlarımı kişi sayısına göre çıkardım ve işe koyuldum.

Bir yemek programında, tantuni yaparken ilk olarak etin - satır kıymanın - su ile haşlandığını görmüştüm. Doğrusu nedir bilemedim ama ymuşak olması açısından bana çok mantıklı geldi ve tavuğu da minik minik doğrayıp haşlayarak işe başladım. 

Malzemeler: ( 4 kişilik )

2 parça göğüs eti
2 ortaboy domates ( kabukları soyulup minik küpler halinde doğranacak )
4 adet sivri biber
2 diş sarımsak
1 ufak soğan - incecik doğranmış -
1/2 tatlı kaşığı domates salçası
köri, kimyon, kekik, tuz, karabiber
1 tatlı kaşığı tereyağ - dilerseniz sıvıyağ ile de yapabilirsiniz
4 adet lavaş



Yapılışı:
 
  • Tavuk etlerini minik küpler halinde doğrayın. Üzerlerini örtecek kadar suyun içinde etler yumuşayıncaya kadar haşlayın. ( bu suyu çorba yapımında kullanmak üzere saklayın, nefis çorbalar oluyor :D )
  • Sıvıyağı bir tavaya alın ve içine çok ince doğradığınız soğanları atıp kavurun. 
  • Soğanlar kavrulduktan sonra ince ince doğranmış biberleri de ekleyin.
  • Çok fazla beklemeden salçayı da ekleyin ve salçanın kokusu çıkınca hemen tavukları atıp bir iki kez karıştırın. 
  • Hazırladığınız domatesleri, sarımsakları ve baharatları da ekleyip birlikte 2-3 dakika kavurun. 
  • Ocaktan indirdikten sonra ilk sıcaklığının çıkmasını bekleyin. Aksi halde lavaşlar yırtılabilir.
  • Lavaşların içine bu karışımdan ekleyip dürüm şeklinde sarın.
Dipnot: Yanına ayran veya acılı şalgam öneriyorum:)


Bu Makarna Tavsiyemdir


 Nuh'un Gemisi..


Evet evet, bu makarnanın adı Nuh'un gemisiymiş. Görünce nasıl beğendim, hemen aldım. Çok şirinler, birsürü hayvan figürü var üstelik öyle uyduruktan figürler de değiller. Yeşiller ıspanaklı, turuncular salçalıymış.

Nuh'un gemisi deyince markayı tahmin etmiş olmalısınız. Nuh'un Ankara Makarnası. Belki diğer markaların da böyle ürünleri vardır, bilemiyorum. Ama artık makarna reyonlarına daha bir alıcı gözle bakıam:D

Sevgiyle...

Zeytinyağlı Kapya Biber Dolması


 Merhaba;

Bir Ramazan'ı daha tamamladık çok şükür ve ardından bayramı da yaptık, sevdiklerimizle görüştük, şekerler çikolatalar yedik:D muhabbetler ettik. Yorulduk, ama sevindik. Büyükleri ziyaret ettik, sevindirdik. Ve artık bloğa dönme zamanıdır:) 

Umarım çok güzel bir bayram geçirmişsinizdir. Bayramlarda, özellikle de Ramazan bayramında bence en güzel ikram ayran ve zeytinyağlılar. Oruçtan sonra zaten çok yüklenmemek lazım ama bizler hep bir bayram tatlısıdır tutturmuşuz malum, her gittiğimiz yerde ikam ediliyor çoğu kez hayır da diyemiyoruz ve sonrasında sıkıntı yaşıyoruz. O nedenledir ki en güzeli ayran ikram etmek ve eğer size yeterli gelmiyorsa yanında da bir adet zeytinyağlı dolma veya yaprak sarması...

Girişi bu şekilde yaptıktan sonra, çok da lafı uzatmadan zeytinyağlımın tarifini vereyim. Hatırlarsanız daha önce kapya biberin zeytinyağlı dolmasını yapmıştım ama o zaman Antepli Zeynep ablamın yaptığı usül salçalı yapmıştım. Biz normalde Konya'da salça eklemeyiz zeytinyağlılarımıza.  

Not: Bu dolmaya ne fıstık ne kuş üzümü eklemedim. Pratik bir dolma oldu, lezzetinden de birşey kaybetmedi bu malzemeleri çıkardığımda. Zaten kuş üzümünü sevmiyorum dolmada, fıstık da olsa da olur olmasa da dediklerimden :D

Malzemeler:

3 adet kuru soğan
 3 yemek kaşığı zeytinyağı
1 bardak pirinç
1 limon suyu
1 bardak su
1 tatlı kaşığı tuz
İstediğiniz baharatlar ( özellikle dereotu )

Yapılışı:

Pirinçleri yıkayın ve 15 dk ılık suda bekletin. Diğer yandan soğanları ince ince doğrayıp yağda kavurun. Pirinçleri süzün ve soğanların içine koyup birlikte kavurmaya devam edin. 5 dk kadar sonra içine bir bardak su koyup ocaktan alın. Karışımın içine tuz ve baharatları ilave edin. Pirinçler suyu iyice çektikten sonra dolmalık biberlerinizi alıp doldurun.ç Sımsıkı bastırmayın ki pirinçler şiştikçe biberlerinizi parçalamasın. Üzerine limon suyu ve kesilmiş limonlardan koyun ve yarım bardak kadar suyu da tencereye döküp çok kısık ateşte pişmeye bırakın.  Suyu çekene kadar pişirin. Afiyet olsun.

 

Beli Kırık - Mış Adı, Kardeşim Öyle Söyledi :D


İki halam var, ikisi de - halam diye söylemiyorum  :) - çok marifetli insanlardır. Büyük olan harika dikiş diker, küçük olan ise aklınıza gelecek  herşeyi üretim aşamasına dökebilir. Bu mutfakta da, nakışta da, dikişte de böyledir. Üstelik öyle hoop al örneği aynısını yap değil, üretici bir kafası vardır küçük halamın. Evirir çevirir, süzgeçten geçirir, yeni yeni modeller, yeni yeni tarifler üretir. Sonra da hanımlar arasında onun modelleri, onun tarifleri yayılmaya başlar...

Neyse efendim, bu girişi yapmak gibi bir düşüncem yoktu aslında ama bir anda bu şekilde gelişti. Bu tarifi bana ilk anlatan halamdı çünkü. Sanırım o sıralar lisedeydim. Halamla vakit geçirmeyi hep çok sevmişimdir. Çok neşeli insandır, çok yardımseverdir. Kimin bir derdi olsa koşar yetişir. Namı diğer atom karınca. Aman bunları okuyunca bir de MaşaAllah deyin ki içim rahat etsin :) Hasılı kelam, o zamanlar halam bana bu yemeği anlatmıştı. Patlıcanları enlemesine keseceksin - koparmadan - sonra da içlerine köfte dolduracaksın. Bu kadarı kalmıştı aklımda. Ben bunu daha önce evde kabak varken denemiştim ve sizinle paylaşmıştım, işte burada...

Şimdi gelelim bu tarifin adına. Ben bunu yapıp annemler geldiği gün ikram etmiştim. Bizim urfatutkunu ise - malum adından da anlaşılacağı üzere - bir Urfa hayranı olarak bu yemeğin adının  -BeliKırık - olduğunu söyledi bana. Meğer Urfa'da çok sevilen bir yemekmiş. Sanırım bilerek ya da bilmeyerek o gün onu ziyadesiyle mutlu ettim ben :D

Şimdi hemen tarife geçiyorum: 

  • Kişi başına göre patlıcan - bu patlıcanlar orta boy olmalı, bir kişinin yiyebileceği kadar )
  • Yarım kilo kıymadan köfte - yapılışı aşağıda )
Köftenin tarifi:

  • Yarım kilo kıyma
  • kekik
  • kimyon
  • karabiber
  • pulbiber
  • 1 yumurta
  • taze maydonoz - yarım demet
  • taze soğan / 3-4 adet büyük
Tüm bu malzemeleri güzelce yoğurunKöftenin güzel olması, yoğurulması ile çok çok alakalı.

Gelelim yemeğin yapılışına:

  • Patlıcanları pijama deseni şeklinde soyun.
  • Enine 2 parmak kalınlığında olacak şekilde kesin ama son kısmını koparmadan bırakın.
  • Her bir araya hazırladığınız köfteden koyun ve borcama veya fırın tepsisine tüm patlıcanları yerleştirin.
  • Üzerine çok az zeytinyağı gezdirin.
  • Üzerine de alüminyum folyo kaplayın.
  • Fırında patlıcanlar pişene kadar 180 derecede pişirin. Süre tutmayı unuttum ben,o nedenle tam süre veremeyeceğim:)
Afiyetle...

Köfteli Tirit - Bayat Ekmek Değerlendirme


Merhabalar;

Bugün sizinle çok çok beğendiğim bir lezzeti paylaşacağım. Annemin son dönemler yaptığı, her yaptığında parmaklarımı yercesine saldırdığım - evet itiraf ediyorum - bu harika lezzeti denemenizi tavsiye ediyorum. Aslında bilenler varsa, tirite çok benzer bir yemek. Asıl Konya tiriti köfteden yapılmasa da, burada size Konya'nın ünlü tiriçisi Mithat'tan bahsetmeden geçemeyeceğim. Şu diyet sürecini bitirir bitirmez koşar gibi gidip hemen özlediğim Mithat Tirit'ten yemeliyim. Aklıma düştü şimdi :)

Annem, bunu Bursa'ya akrabalara gittiğinde görmüş, çok beğenmiş. O zaman bu zamandır ara ara yapıyor. Ben de bir gün evde bayatlamış ekmekleri nasıl değerlendirsem diye düşünürken, hemen bu lezzet geldi aklıma. Hemen yapılışına geçiyorum. 

Malzemeler:

Köfte ... dilediğiniz şekilde köfte yapabilirsiniz. Benim tarifim için buraya bakabilirsiniz...

bayat ekmek - mümkünse somun ekmek tarzında olsun, hani kestiğinizde dağılmayan cinsten

1 yemek kaşığı salça ( eğer salçanız çok sert değilse 2 yk kullanın )

Dilediğiniz kadar tereyağ


  • Ekmekleri küp küp dilimleyip bir borcama koyun.
  • Derin bir kabın içerisinde salçayı iyice sulandırarak ezin. Bu karışımı ocakta bir taşım kaynatın. Mümkünse et suyu ile salçayı ezerseniz çok daha lezzetli oluyor.
  • Köfteleri çok az yağda kızartın.
  • Kaynayan salçalı su ile ekmekleri yavaş yavaş ıslatın. Çok fazla dökerseniz hamur olur sadece yumuşayacak kadar dökün.
  • Üzerine kızarttığınız köfteleri koyun.
  • En son olarak da iyice eritip kokusunu alana kadar ocakta beklettiğiniz tereyağını üzerine dökün.
Afiyet olsun...

Güveçte Fırın Tavuk


Gününüz aydın, neşeniz bol olsun :)

izin zamanı, şu güveçten kimlere yapmadm ki:) Son zamanlar favorimiz olmuştu. Güveçten midir yoksa baharatlardan mıdır çok çok lezzetli oluyor bu tavuk. Bu arada, dün face'de birşey gördüm tüylerim diken diken oldu." Yediklerinizi tavuk mu sanıyorsunuz" diye bir yazı!! Size daha önce bahsetmişti "Food Inc." belgeselinden. Malesef dünyanın durumu hiç de iç açıcı değil bu konuda. Yediklerimizle vitamin mi alıyoruz, besleniyor muyuz yoksa kendi kendimizi mi zehirliyoruz hiç belli değil. Açıkçası bu gidişat ürkütücü. Anlayamıyorum, yani ne yapsak bahçeye bir kümes yapıp içine iki-üç tavuk mu alalım!!! Ya da insaflı, vicdanlı temiz insanların yetiştirdiği temiz ürünlerden bulup tüketelim ama nasıl. Bu da  her zaman olmuyor, olamıyor. Temiz dediklerimizin bile temizliğinden şüphe eder hale geliyoruz bazen...

Neyse, ben lafı fazla uzatmadan tarifime geçeyim:


Malzemeler:

  • 3 parça göğüs eti
  • 2 büyük boy patates
  • Zeytinyağı - yarım çay bardağı kadar
  • Kimyon
  • Kekik
  • Köri
  • Tuz
  • Çok az karabiber
 


 Yapılışı:

  • Tavukları güzelce yıkadıktan sonra küp küp doğrayın.
  • Patatesleri soyup, onları da küp şeklinde doğrayın.
  • Tavuk ve patatesleri geniş bir karıştırma kabına alıp tüm baharatları ve zeytinyağını ekleyin.
  • Bu karışımı güzelce karıştırdıktan sonra minik güveçlere paylaştırıp üzerlerini alüminyum folyo ile güzelce kapatın.
  • Kısa sürede pişiyor, süre vermeyeceğim herkesin fırını farklı. 20 dk sonra birinin alüminyumunu ucundan açıp çatalla kontrol edebilirsiniz. Patates tavuktan daha çabuk pişiyor bilginiz olsun. 







Yeşil - gök - Domates Yemeği


Ben bundan böyle önceden planlanmış yazılar yazmaya karar verdim:) Sanıyorum bir süre böyle olacak zira yazı yazmaya vakit bulduğumda artık yazmaya dermanım kalmamış oluyor. Bu domates yemeğini sanıyorum 2 veya 2.5 ay önce yapmıştım. Aslına bakarsanız hamilelikte yaptığım ama paylaşamadığım şeyler bile var  :S Olsun bakalım, hayırlısıyla düzenli yazdığım günler de olacak:D

Öncelikle bu yemeği babaannemden duymuştum ama nedense pek de ağzımın suyunun aktığını söyleyemem. Bahçede yetiştirdiğimiz domateslerden kalan yeşil domatesler olmasaydı da hiç pişirmeyi düşüneceğim bir yemek değildi - ki işte en büyük yanlışı burada yapmışım ben - :) Nasıl desem, parmaklarımı yiyeceğim bir yemekmiş meğerse. Zaten ben böyle hep - hep demeyim de çoğunlukla - önyargılıyımdır. Aslında tadına bakmadan karar vermemek lazımmış. Neyse, geçiyorum tarife:

Malzemeler:

  • Yarım kilo yeşil - gök domates
  • 1 adet ortaboy soğan
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • 1 çay bardağı bulgur
  • 1 büyük boy kırmızı domates
  • Sıvıyağ
  • Tuz



Yapılışı:

  • Soğanları yemeklik olarak doğrayın.
  • Sıvıyağda soğanları kavurun.
  • Soğanlar kavrulunca salçayı da ekleyin ve kavurun.
  • Elma dilimi şeklinde doğradığınız yeşil domatesleri de ekleyip biraz kavurun.
  • Bulguru ve tuzu da ekleyin ve küp küp doğranmış kırmızı domatesi tencereye ekleyip kapağını kapatın.
  • Kısık ateşte pişirin, afiyet olsun...

Sebze Eşliğinde Tavuk Dilimleri


Sebze sevmeyen halimi hiç sevmiyorum ama sebzelerle de aramı bir türlü düzeltemiyorum. Ama çabalıyorum gördüğünüz gibi :)) Artık her et yemeğinin yanına biraz da sebze eklemeye çalışıyorum. Böylece zar zor da olsa sebze görüyor midem :) Kırmızı biberler yazdan yapıp buzluğa attığım biberlerden. Aslında yapılışını da paylaşmak istemiştim ama fotoğraflamayı unutmuştum o zamanlar. Dolayısıyla sizlerle paylaşamamıştım. Bakalım kısmetse bu yaza anlatırım:)

Brokolinin hazırlanması:

Yeteri kadar brokoliyi bir tencereye koyuyorum. Brokolilerin yarısına kadar - çok az - su koyarak çok kısık ateşte tencerenin kapağı kapalı olarak haşlıyorum. Tencerenin kapağını soğumadan açmıyorum ki brokolilerin rengi değişmesin. Soğuduktan sonra da zeytinyağı, limon ve karabiber karışımına her bir brokoliyi batırarak servis yapıyorum.

Ispanağın Hazırlanması:

Doğradığım ıspanaklara biraz tuz atarak zeytinyağında çok az kavurdum. Fazla kavrulmasını pek sevmiyorum. Hem böyle rengide daha güzel oluyor.

Tavuğun Hazırlanması:

Tavuğun dilediğiniz yerinden yapabilirsiniz bu tarifi. Öncelikle tavuk etini bıçakla keserek yeterli inceliğe getirin - biftek şeklinde - . Tavuk etlerini bir kaba alarak ister tavuk harcı isterseniz de tuz, karabiber, kimyon, kekik ve körüden oluşan bir karışıma bulayın ve az yağlı tavada kızartıp dilimleyin.

Tabağın şekli şemali artık size kalmış :)

Afiyetle...

Patates Püreli Tepsi Köftesi


Hava iyiden iyiye soğudu. Hatta öyle ki hava durumuna göre bugün yarın kar yağması bekleniyormuş Konya'ya. Kardeşim haftasonu İstanbul'daydı. Helal gıda fuarına gitti, malum bloğunu takip edenler bilirler bu konu hayatındaki en önemli konular arasında yer alır. Fuarla ilgili bir yazı yazacak zaten, dileyenler merak edenler Aslıhan'ın bloğunu takip eteyi unutmasınlar ( http://urfatutkunu.blogspot.com ). Herneyse, asıl diyeceğim şu ki, İstanbul, Bolu traflarında kar varmış. Zaten sabahın ayazında da "bunun arkasına kar gelir" diye düşündük. O derece soğuk geldi buralara.

Gelelim tarifimize. Ben bunu bir blogda görmüştüm bir zaman ama hangi blogdu hatırlayamadım. Adı nedi onu da tam bilemedim o nedenle kendimce bir isim buldum:) Umarım çok komik olmamıştır İsmi. Tarifin aslını bilmiyorum, dediğim gibi görüp beğendiğim birşeydi, ben de kendi ölçülerime ve yöntemlerime göre yaptım. Sonuçtan da memnun kalınca sizlerle paylaşmaya karar verdim. 

Malzemeler:

Köftesi İçin:

200 gr kıyma
2 yemek kaşığı ince ince kıyılmış ve yağda kavrulmuş soğan
1 küçük sarımsak - incecik doğranmış
1 yumurta
Kekik, kimyon, pul biber, tuz ( damak tadınıza göre kendiniz ayarlarsınız )
3 dilim bayat ekmek ( Ekmekleri hafifçe ıslatıp ekleyebilirsiniz )

Püresi İçin:

2 ortaboy haşlanmış patates
1 kaşık tereyağı
1 çay bardağı süt
Karabiber - 1 çay kaşığından az
Tuz

Üzeri İçin:

Yeterince rendelenmiş kaşar

  • Köfte malzemelerini iyice yoğurun. Yoğurma işlemi tamamlanınca da köfteyi alıp hızla yoğurma kabına 8-10 kez çarpın. Köfte ne kadar iyi yoğurulursa o kadar iyi sonuç alınır.
  • Köfteyi, bir borcama veya fırın tepsisine yayın. 1 cm kalınlığında olursa güzelce pişecektir.
  • Köfteyi, fırında pişene kadar bekletin. 200 derece fırında çok kısa sürede pişiyor.



  • Diğer taraftan haşlanmış patatesleri sıcakken güzelce ezin. 
  • Tereyağını bir kapta eritin ve patates püresini tereyağının üzerine ekleyin.
  • Tuz ve karabiberi ekleyin ve üzerine sütü döküp sütü çekene kadar karıştırarak püreyi kıvama getirin.
  • Püre hazır olunca pişmiş köftenin üzerine püreyi yayın ve tekrar fırına verin. 
  • 3 dakika kadar sonra üzerine rendelenmiş kaşarı da ekleyin ve dilimleyerek sıcakken servis yapın.



Afiyet olsun...

Köfteli Bayat Ekmek Tiriti


Geçen hafta sonu sevgili Süheyla kardeşimle iftar etmenin sevincini yaşarken, bir yandan da blog konusunda eleştirilerini aldım ondan. 'Son zamanlarda ne zaman açsam hep aynı, yeni şeyler eklemiyorsun' dedi. Haklı, hem de çok. Bir yandan işyerinde iki denetimimizin birden birer hafta ara ile yapılacak olması - ki ilki bu perşembe - diğer yandan Ramazan'ın verdiği o tatlı telaşlar ve tüm bunlardan da etkili olan hal aramıza katılacak minik yavrunun bana vermiş olduğu blog miskinliği:) Kendimde bir miskinlik olmasa da, ilk yavrumda da aynı blog miskinliğini yaşamıştım, her nedense bilemiyorum. 

Hasılı kelam, Süheyla sağolsun bana bir gaflet tokmağı sallayıp gitti iyi de etti:) Arşivde  bekleyenleri yavaş yavaş eklemeli diye düşündüm. Bu süre içinde yapıp ettiklerimi paylaşmalıyım dedim.

Bugün size vereceğim tarif hem çok pratik hem de evde biriken bayatlamış ekmekleri değerlendirmek için harika bir öneri. tirit dediğime bakmayın, adını ben uydurdum:) Konya tiriti ile uzaktan yakından alakası olmadığı gibi, tek benzerliği bayat ekmekle yapılmasıdır :)


Bayat ekmeklerinizi fotoğraftaki gibi küp küp doğradıktan sonra yufka mantısında anlattığım tüm adımları izleyin. İkisinin tek farkı birinin köftesi yufkanın içinde, siğerinin köftesi üzerinde. Bunun dışında neredeyse hiç farkları yok diyebilirim. O nedenle uzun uzadıya burada tarifi yazmıyorum ve size şimdiden afiyet olsun diyorum:)

Yufka Mantısı


Ramazana çok az kalmışken, arşivimde bekleyen yemek stoklarını eritmek istiyorum. Malum davetler vs derken yeni fotoğraflar gelecek nasipse ve ben ne zaman elimde fazla fotoğraf birikse yarısını eklemeyi unutuyorum hep :)) Havalar nasıl sıcak, nasıl yakıcı, Rabb'im Ramazan'da hepimizin, özellikle de güneş altında çalışmak zorunda olanların yardımcısı olsun. Bu arada dün Konya'da bir deprem olmuş, o esnada arabada seyir halindeydik. Dolayısıyla hissetmedik ama 2 sene evvel yine bir Ramazan'da her gün birkaç kez sallanır olmuştuk. O günler geldi aklıma arkadaşlardan depremi duyunca.

Mantının en kolay hali nedir derseniz, ya makarna mantısı derim veya da yufka mantısı. Her zaman tercihim yufka mantısından yanadır ama onu belirteyim. Tabi hakiki mantının yanında lafı olmaz ama bu da öyle farklı bir lezzet ki, bir tabak asla yetmiyor:)

Gelelim nasıl yapıldığına. Hazırlaması çok kolay. Ben özellikle dondurucuda sürekli hazır yaptığım köftelerden bekletirim ki ounla çok daha hızlı bir şekilde hazırlayabiliyorsunuz bu yemeği. Aslında mantı içi de hazılanabilir ama bence yufka mantısına köfte çok çok lezzet veriyor. Köfte ile yapmanızı tavsiye ederim. Bu arada daha önce bir yufka mantısı yapmıştım, ancak bu şekilde yaptığım daha çok hoşuma gitti. Salçayı mantıların üzerine dökünce çok daha güzel oluyor aklınızda olsun.

Malzemeler:

2 adet yufka
Hazırladığınız köfte karışımı 
yarım çay bardağı sıvıyağ
2 kaşık domates salçası
Dilediğiniz akdar yoğurt

Köfteyi nasıl hazırlıyorum:

yarım kilo kıyma
4-5 dilim bayat ekmek
1 yumurta
2 diş sarımsak 
1 adet ortaboy soğan - rendelenmiş
köftelik baharat ( veya kekik, kimyon, tuz, karabiber ) 

Malzemeleri güzelce yoğurmak gerekiyor. Gerekirse ekmeklerden dolayı çok katı olmuşsa çok çok az su ekleyebilirsiniz. Köfteyi güzel yapan şey bol yoğurmaktır. En son bir kaç kez köfte karışımını alıp kabınıza sertçe vurmalısınız.



Yufkayı ortadan ikiye bölün. Bir parçanın üstüne sıvıyağ sürün. 


Sıvıyağ sürülmüş yufkaya fotoğraftaki gibi köfteyi uzun ince olacak şekilde koyun.


Sıkı bir şekilde rulo yapın. Rulo yapmaya köfteli taraftan başlayın.


Rulo yaptığınız yufkayı 1'er cm uzunlukta kesin.


Bu yufkaları pişirme kabınıza açık kısımları üste bakacak şekilde yerleştirin ve 200 derecede üstleri kızaracak şekilde pişirin. 


Pişen yufka mantılarını bir tabağa alın. 2 kaşık salçayı 1,5 bardak su ile seyreltin ve ocakta bir taşım kaynatın. Bu sıcaklığı ile salçayı mantıların üzerine gezdirin.Kenarına bir yoğurt ve üzerine kıyılmış maydonoz ile servis yapın. Afiyet olsun.

Domatesli Biberli Tavuk / Soğanlı Sarımsaklı Tavuk


Fırında tavuğu sevmeyen yoktur sanırım. Bu kez iki farkılı fırın torbasında, iki farklı tarif denemeye karar verdim. Her ikisi de - ki özellikle domatesli olan - hoşuma gitti. Ayrıntılı tarif vermeyeceğim. Kısaca şöyle anlatayım:

Soğanlı-Sarımsaklı Tavuk:

  • Bu veya bu tarifteki gibi tavuğu hazırlayın. 
  • Ben bu kez patatesleri arı bir fırın poşetinde pişirdim. Tavuklar sulu olacağı için lezzetler karışsın istemedim.
  • Soğan - varsa arpacak - ve sarımsak dilediğiniz kadar ekleyin. 
  • Fırın poşetine koyup pişirin.
  • Afiyet olsun


Domatesli Biberli Tavuk:

  • Bu veya bu tarifteki gibi tavuğu hazırlayın.
  • İçine dörde bölünmüş çeri domatesleri ve iri doğranmış biberleri ekleyin.
  • Fırın poşetine koyup pişirin.
  • Afiyet olsun...

Kafkas'ların Vazgeçilmez Yemeği : Şıpsi Paste




Şıpsi Paste, Kafkas mutfağının baş tacı olup en önemli ana yemeklerinden biridir. Paste yemeğin “ekmek” olarak adlandırabileceğimiz kısmı iken, şıpsi ise soslu kısımdır. Paste, Marmara bölgesinde yerleşmiş Çerkesler tarafından mısır unu ile yapılırken, İç Anadolu’da yerleşmiş Çerkesler tarafından bulgur ile yapılır. Pasteden bir miktar alıp şıpsinin içine batırılır ve yenir. Aynı zamanda tavuğu da şıpsinin içine batırıp yenir.




Şıpsi Paste, Kafkas mutfağının baş tacı olup en önemli ana yemeklerinden biridir. Paste yemeğin “ekmek” olarak adlandırabileceğimiz kısmı iken, şıpsi ise soslu kısımdır. Paste, Marmara bölgesinde yerleşmiş Çerkesler tarafından mısır unu ile yapılırken, İç Anadolu’da yerleşmiş Çerkesler tarafından bulgur ile yapılır. Pasteden bir miktar alıp şıpsinin içine batırılır ve yenir. Aynı zamanda tavuğu da şıpsinin içine batırıp yenir.
Tavuk Haşlama Malzemeleri:
8 adet baget *


1 orta boy soğan


1 tatlı kaşığı tuz


2.5 lt. su


Şıpsi ** Malzemeleri:


2 kaşık tereyağı


1 kaşık domates salçası


4 adet orta boy patates


4 diş sarımsak


4 yemek kaşığı un


2.5 litre tavuk haşlama suyu


Tuz


1 yemek kaşığı kişniş – dövülmüş



Paste Malzemeleri:

2 su bardağı pilavlık bulgur


Yarım su bardağı pirinç


5 su bardağı su


Yarım tatlı kaşığı tuz




Şıbjıdağ Sosu Malzemeleri:


2 yemek kaşığı tereyağı


3 diş sarımsak


1 tatlı kaşığı pul biber



Tavuğun Haşlanması:


• Bagetleri iyice yıkayın.


• 2.5 lt. suyu tencereye alın, bagetleri, soğanı ve tuzu ekleyip haşlayın.


• Haşlandıktan sonra tavukların derilerini soyun.***



Şıpsinin Hazırlanması:

• Tereyağını bir tencereye alıp eritin ve içine domates salçasını ekleyip salçayı kavurun.


• Tencereye küp küp doğranmış patatesleri ve incecik rendelenmiş sarımsakları da ekleyip bir süre kavurun.


• İçine 2.5 lt tavuk suyunu ekleyip patatesler ezilme kıvamına gelene kadar pişirin.


• 4 yemek kaşığı unu bir kapta az su ile ezin. Kaynamakta olan tenceredeki sudan biraz alıp kâsedeki karışımın içine alarak suyu ılıtın.


• Kaynamakta olan tenceredeki suya un karışımını yavaş yavaş döküp tencereyi sürekli karıştırın ki topaklanmasın. Kaynadığı esnada tenceredeki patatesleri blender ile ezin.


• Tuzunu atıp 2 dk daha kaynatın ve ocağı kapatın.






Şıpsinin püf noktası:


Kişniştir. Kişniş olmadan bu sosu yapsanız, çok güzel oldu deseniz bile olmaz. Bu sosun vazgeçilmezi kişniştir. Servis yaparken şıpsinin üzerine dövülmüş kişnişten ilave etmek şarttır.


Paste’nin Hazırlanması:

• Bulgur ve pirinci süzgece alıp iyice yıkayın. Yıkadıktan sonra tuz ve su ile ocağa alın.


• Bulgur ve pirinçler suyunu çekince ocağı kapatın.


• Bir cam kavanozun içine su doldurup kapağını kapatın ve kavanozu bulgur ve pirinçlere bastırarak yoğurun.


• Hamur kıvamını aldığında yuvarlak servis tepsisine alıp üst kısmını düzleştirin. Ortasını havuz şeklinde açın.


Pastenin püf noktaları:

Paste yoğurmak oldukça güç ister. Kalınca tahta bir spatula ile yoğurabileceğiniz gibi, içine su doldurduğunuz büyükçe bir kavanoz yardımıyla da yapabilirsiniz. Eskilerde bu yoğurma işi belağ denen tahta spatulalarla yapılırmış. Pasteyi çokça yoğurmalı ve hamur kıvamını elde etmelisiniz.


Şıbjıdağ Sosunun Hazırlanması:

• Tereyağını bir tavaya alıp içine incecik rendelenmiş sarımsakları ekleyin.


• Yağ iyice kızınca içine pul biberi de ekleyin.


• Tavukları bu sosun içine alın ve her iki taraflarını da kızartın.


Servis Yapılması:

• Yuvarlak bir tepsiye pasteyi yerleştirip ortasını havuz şeklinde açın.


• Havuz kısmına şıpsi koyun ve etleri etrafına dizin. Şıbjıdağ sosundan kalanı şıpsi üzerine gezdirin ve şıpsiye dövülmüş kişnişten mutlaka serpin.


Not: Ayrı tabaklara servis yapmak isterseniz pasteyi kısır gibi sıkarak tabağa birkaç tane koyun. Tavuk sosunu ( çorba ) ekleyip aynı tabağa tavuğu da koyun ve servis yapın.


* Çerkes geleneklerine göre çok önemli bir yer tutan Şıpsi Paste aslında bütün tavuktan yapılır. Bütün tavuk; kanat, but, baget ve göğüs etleri olmak üzere parçalara ayrılıp haşlanır. En son servis yapılırken göğüs etleri en yaşlı ve en kıdemlilere verilir. Sonra but ve bagetler dağıtılır ki genellikle çocuklara kanatlar kalır. Ben bu yemeği yaptığımda bu ayrımı yapmamak için her zaman ya buttan, ya göğüsten ya da bagetten yapıyorum ki herkes aynı eti yiyebilsin.


** Bir nevi tavuk sosudur. Hazırlanan tavuk bu sosun içine batırılır ve ekmek niyetine de paste yenir. Aynı zamanda paste yenirken de bu sosa batırılırsa çok lezzetli olur.

*** Normalde tavukların derileri soyularak yapılmasına rağmen ben haşlama esnasında tavukların derilerini soymuyorum ki haşlama suyuna derideki yağ da geçsin. Haşladıktan sonra tavukların derisini soyup ondan sonra kızarmaya alıyorum.


Afiyetle…

Evde Tavuk Döner Yapımı



Ne zamandır denemek istediğim bir tarifti. Tarif derken, annemin yaptığı iskenderlerden yola çıkarak tavuğu buzlukta dondurmayı ve ince ince yaprak döner gibi keserek lavaş arasında servis edip tabiki afiyete yemeyi düşünmüştüm:) Lavaşı kendim yapayım dedim ama vaktim olmadı. Malum bu sıralar takvimle yatıp takvimle kalkıyorum. Takvimin dışında el işi hiçbirşey yapamaz oldum. Bakalım birkaç hafta daha sürecek bu takvim işi sanırım, sonrasına Allah Kerim...

Şimdi döneri nasıl yaptığımı anlatayım:

                                    

Malzemeler:

3 parça göğüs eti
1 ortaboy soğan - ince doğranmış
1 yemek kaşığı acısos
2 yemek kaşığı sıvıyağ
Tavuk harcı

Yapılışı:

  • Göğüs etlerini bir bıçak yardımıyla enine 3 parçaya ayırın. - 1 parmak kalınlığında olmalı parçalar -
  • Tavuk etlerini bir kaba alıp sıvıyağ ve tavuk harcıyla karıştırın.
  • Düz bir zemine yağlı kağıdı serin. Tavuk etlerini üst üste koymak suretiyle kağıda yerleştirin.
  • Etleri rulo olacak şekilde kağıda sarın ve kenarlarını alta kıvırıp dondurucuda iyice donana kadar bekletin. Ben 1 gün öncesinden hazırladığım için 1 gece bekletmiş oldum.

                                   

  • Dondurucudan çıkardığınız etin üzerindeki kağıdı ayırın - yapışma olmuyor.
  • Keskin bir bıçakla ince ince tavuğu kesin.
  • 1 tatlı kaşığı yağ eklediğiniz tavada etler pişene kadar soteleyin.
  • Lavaşın içine soğanla veya acısosla tavukları sarın ve afiyetle yeyin.
Not: Dönerle ketçap ve mayonez güzel oluyor. En yakın zamanda evde mayonez yağımını da vereceğim...

Sevgiyle kalın...

Related Posts with Thumbnails