Pizza Pizza :)


Düşünün..

Bir gün poğaça yapıyorsunuz, sonra gözünüzün önünden pizza geçiyor birden vee..

Evet, hazırladığım poğaça hamuru ile pizza yaptım. 
Gayette güzel oldu. Hatta normal pizzadan bile lezzetliydi ayrı bir tat vardı yani :)
Poğaça hamurunun tarifi işte burada... 

Hamuru tepsiye yaydıktan sonra sulandırdığınız salçayı üzerine sürün. Ve üstüne içinizden ne geliyorsa ssıralayın. Biberi mutlaka ekleyin, ben pizzada bibere bayılıyorum..

Haydi afiyetler ola...

Diğer pizza tariflerim için tık...

Bir Küçük Uğurböeği


Uçacaksan uç sıkıldım
Gelen giden yok baksana
Etrafta bir tek sen varsın
Yalnızlık şahit konuşmamıza
Rüzgar çıkacakmış bugün 
Üstüne bir şeyler alsa bari
Kaçmakmı yoksa düşündüğün 
Onun koynuna yapışsan hani...

( Süreyya Önder )


Bazı işler vardır, böyle size ayrı bir keyif verirler hani. İşte bu uğurböceği de öyle oldu. Oldum olası siyah ve kırmızının uyumuna bayılırım zaten. Nasıl da keyifliydi örmesi... Şimdi yine kırmızı - siyah ile başka birşey yapmayı düşünüyorum bakalım. 

Süpriz :)


Diğer örgü oyuncaklarım için buraya tık...


Pamuk İpliğinden Hayaller


Yeni yeni işler peşindeyim :)
Bu şirinlerle ne yaptığımı yakında siz de göreceksiniz...


Diğer yandan, Coelho'nun son kitabını bitirdim. Çok yakında bloğumda olacak...
Bu güzel kupa için Urfatutkunu'na çok teşekkür ederim.. Ba-yıl-dımmmm :)


Yeni kitabıma başladım bile..
Kapak o kadar güzel ki tam benlik diye düşündüm, bakalım umarım beğenirim.


Arkadya Yayınları'nın bu kapak ve kitap ayracı tasarımlarına hastayım ben:)

Var mı sizin de kitaplarda böyle beğendiğiniz ayrıntılar?


Unutma...



Dostları özlemle kucaklamayı unutma
Çocuk sevmeyi, çiçek koklamayı unutma
En zorlu anındayken bile kavganın
Gökyüzüne bakmayı unutma...

A. Behramoğlu


İçimden kitaplar geçiyor...


Bazen yorulursun..
Sıkılırsın...
Sevinirsin ve üzülürsün bazen..
Kalkıp gidesin gelir kimi zaman
Kimi zamansa elini oynatamazsın, miskinleşirsin...

Yüreğinin havası nasıl olursa olsun
Hep sana iyi gelir kitaplar...
Hangi modda olursan ol, çekip çıkarırlar seni olduğun yerden.
Onlar sana başka bir dünyanın kapılarını açarlar..
Soluklanmak, hızla akıp giden hayatta nefes almak istiyorsan,
Kendinle olmak istiyorsan sarıl onlara...

Seni de dinlendirecekler emin ol...


TAVSİYE ET(ME)DİĞİM KİTAPLAR


BUKRE

Yazarı: Kahraman Tazeoğlu
Sayfa Sayısı: 304
Tür: Roman

Bukre, ilk okuduğum e-kitap oldu ( yoksa önce böğürtlen kışını mı okumuştum - bilemedim şimdi ). Öncelikle biraz bundan bahsedeyim. Özellikle epub uzantılı e-kitap'lar ( epub uygulaması ile okuyabiliyorsunuz ), kesinlikle harika. Epub ile altını çizebiliyor, kitap gibi sayfayı çevirebiliyor ve hatta sevdiğiniz sayfalara not kağıtları iliştirebiliyorsunuz. Bazı zamanlar olur hani, yanınızda kitap olsun istersiniz ama ne kadar az eşya o kadar iyidir ( iş seyahatleri gibi ), o gibi durumlar için e-kitaplar bulunmaz nimet. Özellikle kalın kitap taşımak istemiyorsanız deneyin derim. Ben Bukre, Böğürtlen kışı ve Romeo ve Juliet'i okudum şimdilik e-kitap olarak.

Neyse, geleli konumuza. Bukre, bir roman ama sanırsınız tam bir Türk filmi. Hani eski Türk filmleri vardır ya, konuyu az çok bilirsiniz, tahmin edersiniz. Bir de baştan aşağı dramadır. Nasıl anlatsam bilemiyorum ama içinde geçen iki - üç güzel cümle için katlandım. Ortaokul-lise çağları için iyi olabilir belki bilemiyorum ama bana fazlasıyla basit geldi.



Soğuk Kahve

Yazarı: Ahmet Batman
Sayfa Sayısı: 224
Tür: Anlatı ( ne demekse )

Ahmet Batman deyince son zamanlar bir akan suların durma hali var ortalıkta :) Ben bu kitabı öyle uzun uzadıya anlatmaya gerek bile görmüyorum, o derece sıradan, o derece kötü.. Tabi bu benim fikrim. Koca kitapta altı çizilecek birkaç cümle var onun için de bunca lüzumsuz sözle kendini yormaya gerek görmüyorum. Sabah uykum öylece duruyor, aynı bu kitap gibidir diye korkudan el uzatamıyorum :S Neyse ki kitabı satın almamışım. Bir arkadaşım göndermişti sağolsun.. Yoksa gerçekten içim yanardı...
 

İşte size güzel diyebileceğim cümlelerden biri.. Onun bile sıradanlığına bakınız. yani bu her yerde her daim duyduğumuz cümlelerden değil mi?


Yazarı: Nermin Kılıçman
Sayfa Sayısı: 190
Tür: Roman

Bir erkek ve bir kız, tanışıyorlar ve evlenmelerine kadar yüzlerce kez ayrılıyorlar. Evleniyorlar yine yüzlere kez ayrılıyorlar. Gel-git dolu bir hikaye. Hikaye de demeyeceğim, böyle anlamsız birşey. Yani böyle acımasız eleştirilerde bulunmak istemem ama malesef daha başka cümlem yok bu kitaba...

KOR - HASAN SARAÇ


1.   Bişnev in ney çün hikâyet mîküned                    Ez cüdâyîhâ şikâyet mîküned                                Dinle, bu ney neler hikâyet eder,                                ayrılıklardan nasıl şikâyet eder.
2.   Kez neyistân tâ merâ bübrîdeend                    Ez nefîrem merd ü  zen nâlîdeend                                Beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryâdımdan 
erkek ve kadın müteessir olmakta ve inlemektedir.

MESNEVİ'nin ilk 2 beyiti

Konya blogger etkinliğimiz'in 3.süne Timaş Yayın Grup'da sponsor olmuş ve bize Hasan Saraç'ın KOR isimli romanını göndermişti, burada bahsetmiştim. Kitabı okudum, çok kısa sürede bitirilen kitaplardan. Sürükleyici bir hikayesi var. 3 farklı kişinin, aşkın merkezi Mevlana'ya yolculuğu ve kendilerini bulmaları konu ediliyor kitapta. Zaman zaman tasavvuf sohbetleri şeklinde ilerleyen kitapta, Mevlana Hazretleri'nin öğretilerine de bolca yer verilmiş. Konya'nın Beyşehir ilçesinde başlayan olaylar sonra uluslararası boyutlara taşınıyor ve bu bahsi geçen 3 kişi en zonunda Konya'da Mevlana Türbesinde buluşuyor.

Bu üç kalbin arayış dolu öyküsünü okumak isterseniz bu kitabı tavsiye ederim.

Şunu da belirtmeden geçmeyeyim. Kitapta bazı konular hızlıca bitirilmiş. Mustafa diye biri var mesela, hani ayrntı vermeyeceğim ama sanki bir anda büyük bir değişim yaşıyor gibi. Bence o konunun daha ince ince işlenmesi gerekirdi. 

Yine de, güzel kitap. 

Related Posts with Thumbnails