Sarah Jio Kitapları


Son zamanların en çok okunan yazarlarından biri olan Sarah Jio ile, Mart Menekşeleri kitabı ile tanıştım.  Akıcı ve yalın üslubunu çok beğendim. Kitaplar Arkadya Yayınları'ndan. Kitap bir süredir çok satanlar listesinde yerini koruyor. 336 sayfa, ama su gibi akıp gittiği için hemen bitiyor. Sarah Jio'nun iki kitabını okluduktan sonra, Kore filmlerine benzer bir tarzı olduğunu gördüm. Yine mi Kore filmleri demeyin sakın :)

Benzerlik şu, iki kitabında da düğümler sonradan çözülüyor, sırlar perdesi son aşamada kalkıyor. Yani daha doğru bir anlatımla, başrol karakterler birbirlerinin yapmış olduğu davranışları sonradan kavrıyorlar. Farkındayım karışık anlattım biraz ama spoiler vermemek lazım şu aşamada :)



Mart Menekşeleri kitabından, sevdiğim bir bölüm...


Sarah Jio'nun okuduğum ikinci kitabı Yağmur Sonrası. Bu kitap da bir süredir çok satanlar listesinde. Kitap 352 sayfa ve II. Dünya Savaşı'nda yaşanan bir takım olaylar konu ediliyor. Her zaman ikinci bir şansın olduğunu, vazgeçmemenin en büyük kazanç olabileceğini anlatan güzel bir hikaye...


Zamanınızı güzel geçirebileceğiniz iki kitap tanıttım size. Yazarın "Son Kamelya" ve "Böğürtlen Kışı" kitaplarını okumadım henüz. Ama çook meraktayım. Sizler okudunuz mu? yorumlarınız neler?

Hiç Kimse Sıradan Değildir - Markus Zusak


3 haftalık bir aradan sonra, yeniden merhaba.. Faebook veya instagramdan takip edenler biliyorlar, nasıl bir kahve seversem, o denli koyu bir kitap hayranlığım da var. Aslında okuduklarımı paylaşmıştım bir dönem. Ama Kore filmleri furyasına dalınca, sanki biraz ihmal ettim gibi.. Kaldığımız yerden devam diyelim o halde. 



Kitabın adı "HİÇ kimse sıradan değildir"
Orjinal adı: I am the messenger

Öncelikle kitabın adı cezbetti beni. Yazarı Markus Zusak..
464 sayfa ama gözünüz korkmasın, gayet akıcı bir dille yazılmış...
Yazarın ilk okuduğum kitabı ama kesinlikle son olmayacak. Bundan sonra Kitap Hırsızı'nı okumak istiyorum. Tabi önce elimde bekleyen onlarca kitabın bitmesi gerek :)

Kısa bir özet geçecek olursam, aslında adıyla münhasır bir kitap bu. Hiç kimsenin, hayatta sıradan olmadığını, herkesin mutlaka bir işe yaradığını anlatan güzel bir roman. Ben de kitapla paralel düşünüyorum, herkesin içinde saklı bir cevher mutlaka vardır. Kimilerimiz bu cevheri şu veya bu sebeple gün yüzüne çıkaramıyoruz, hepsi bu...

Konuya farkındalığınızın artması için, bu kitap sizlere tavsiyemdir. Güzel vakit geçireceksiniz.


Keyifli okumalar...


TRELESS MOUNTAIN


TRELESS MOUNTAIN

Tür: Dram
IMDB Puanı: 7.2

İki küçük kız çocuğunun yüreğindeki büyük umutlar…

Ve annelerine kavuşmak uğruna verdikleri mücadele…


Hem senaryosunu yazdığı hem de yönetmenliğini So Yong Kim’in yaptığı “Ağaçsız Dağ / Treeless Mountain” filmi, kendi çocukluk anılarından yola çıkarak iki küçük kız çocuğunun üzerinden, yine onların gözünden işlediği hikâyede aidiyet yoksunluğunu ve aile bağlarının önemini yalın ama özgün bir dille beyaz perdeye yansımış muhteşem bir yapıt.

Genç yönetmenin kendi çocukluk anılarından ve hayatının bir dönemini terk edilme korkusuyla yaşadığı anılarını kullanarak ortaya çıkardığı “Ağaçsız Dağ” filmi, masumiyet ve duygusallık konusunun etkili bir şekilde işlendiği başarılı bir eser.

Filmde profesyonel olmayan küçük oyuncuların sergilediği duygu yüklü müthiş performansla çok başarılı bir iş ortaya çıkaran yönetmen Kim, umudun, mücadelenin ve ait olma duygusunun insan hayatında ve özellikle çocukların dünyasında ne kadar önemli olduğunu, onların gözünden bir çocuk saflığında çok gerçekçi ve dokunaklı bir şekilde beyazperdeye aktarıyor.

Güney Kore yapımı “Ağaçsız Dağ” filmi, Berlin Film Festivali´nde “Ekümenik Jüri Ödülü”, Dubai Film Festivali´nde “En İyi Film Ödülü”, Pusan Film Festivali’nde “Netpac Ödülü” ve Tokyo Film Festivali’nde “Filmex Jüri Özel Ödülü”nü alarak katıldığı bütün festivallerden ödüllerle dönmüştür.

Konusu: 6 yaşındaki cesur Jin, annesi ve tombul kız kardeşi Bin ile Güney Kore'nin Seul şehrinde küçük bir dairede yaşamaktadır. Anneleri gidip onlardan ayrı yaşayan babalarını aramaya karar verdiğinde Jin ve Bin yaz için küçük bir kasabada alkolik teyzeleriyle birlikte yaşamak zorunda kalırlar. Anneleri kızlara domuz bir kumbara verir ve kumbara dolduğunda döneceğine söz verir. Kızlar için başlarda can sıkıcı bir ayrılık gibi görünen durum büyük teyzelerinin evini kaybetmesiyle hüzünlü bir duruma dönüşür. Anneleri dönmeyi başaramayınca, Jin ve kız kardeşi büyükbabası ve büyükannelerine ait bir çiftliğe taşınmak zorunda kalırlar. Bu ayrılık yolculuğu boyunca Jin aile bağlarının önemini öğrenir. Büyükannesinin azminden ve sıkı çalışmasından ilham alan Jin kız kardeşi ile ilgilenmenin aslında kalbindeki eksikliği doldurmanın bir yolu olduğunu öğrenir.
Yorumum: Film içimi burktu. Annelerinin çaresizliği, çocukların o çaresizlik içinde annelerine olan özlemleri ve bekleyişleri, emanete iyi bakamayan - bu yüzden kendisini dövmek istediğim- bir hala. Böyle işte, yavaş, hareketsiz ama sanki yan mahallede oluyormuş gibi gerçekçi bir film bu.. İzlemelisiniz...




A MAN FROM NOWHERE ( AJUSSI )


A MAN FROM NOWHERE
( AJUSSI )

Tür: Aksiyon, Dram
IMDB Puanı: 7.9

Ajussi filmi, 31. Blue Dragon Film Ödülleri En İyi Film En İyi Yönetmen ve En İyi Erkek Oyuncu dahil olmak üzere dokuz ödül için aday gösterildi...Ajussi bu yıl piyasaya giren filmler arasında en yüksek bilet satışı ile (6.220.000) sinema severler tarafından en çok izlenen film olmuştur.

Konusu: 

Eski bir özel ajan olan CHA Tae-sik'in dış dünya ile tek bağlantısı yakınlarda yaşayan küçük bir kız, So-mi'dir. So-mi'nin annesi Hyjeong bir uyuşturucu kaçaklığı çetesinden uyuşturucu çalar ve Tae-sik'e haber vermeden malları onun evinde saklar. Bunu öğrenen çete liderleri Hyo-jeong ve So-mi'yi kaçırırlar. Tae-sik'i hafife alan çete lideri kardeşler, kendileri için bir teslimat yapması karşılığında Hyo-Jeong ile So-mi'yi serbest bırakacaklarına dair söz verirler. Uzun uzun düşündükten sonra Tae-sik, So-mi'yi kurtarmak için dünyayla yüzleşmeye karar verir. Bu arada Hyo-jeong'un bağırsakları çıkarılmış cesedi bulunur ve Tae-sik, So-mi'nin hayatının da tehlikede olabileceğinin farkına varır. Süreç içinde uyuşturucu halkasının kaçırılan çocuklar etrafında döndüğünü keşfeder. Kardeşlerin uyuşturucuyu yerleştirmek için çocukların iç organlarını çıkardıkları bir fabrikaya baskın yapan Tae-sik bir çocuğu ameliyattan hemen önce kurtarır ve So-mi'nin ölmüş olabileceği ihtimali ile deliye döner. Tae-sik hayatını tehlikeye atarak Man-sik ve Jon-sik kardeşlerle bir savaşa hazırlanır.



Yorumum: Aksiyon severler bu filmi seveceksiniz. Farklı bir Kore filmi, ben ilk başta bu da nedir dedim ama film kesinlikle güzel .Yukarıda yazılanların etkisiyle çook büyük beklenti ile izlemeye başladığımdan olsa gerek. Ama kesinlikle izlenmesi gereken güzel bir filmdi, bilginize...


Nice Yıllara Karacam


İnstagramdan beni takip edenler Karaca'yı tanıyorlar. 
Karaca bizim evin en minik üyesi :)
Adı neden Karaca derseniz, onun hikayesi ayrı.. Başka bir gün onu da anlatırım..
Kendine maviş diyor her ne kadar ben ona Karaca desem de.. 
Ben de onun seçimine saygı duyuyorum arada bir maviş diye çağırıyorum :)



Beni o kadar çok seviyor ki, neye elimi atsam Karaca orada..
Doğru dürüst iğne iplik bile tutturmuyor bana :)
Ben ne yesem tadına bakmak istiyor hemen. 
Öyle ki, bir gün yeni demlediğim yeşil çayımın içine bile soktu gagasını da bir hız çığlık çığlığa kaçtı gitti..
Yine de akıllanmadı :)
Ben ne yesem o da yemeli, öyle düşünüyor :)


Görenler, evde kuş mu olur o kadar işinin içinde bir de bunun temizliği diyorlar..
Ama insan sevince, isteyince herşey oluyor.
Benim 3. çocuğum o, yapışık arkadaşım, sevimli kuşum...
İyi ki doğdun, ve iyi ki yanımdasın...
Nice güzel yıllara :D












KORE FİLMLERİNDEN SEÇMELER DEVAM EDİYOR


A WEREWOLF BOY

Tür: Dram, Fantastik
IMDB Puanı: 7.3

Konusu: Bir kızın uzak bir yerde olan bir evde bir kurt adam bulması ve ona aşık olması anlatılmaktadır.

Yorumum: Konusu yukarıdaki kadar kısacık olsa da, içerik harika. Ben filmin içinde ufak fantastik dokunuşlar olmasını çok seviyorum. Abartısız, yalın bir hikaye ve sadakatin filmleştirilmesi.. Bu filmi izlediğimde çok sevmiştim ve bugün aldığım bir yorum, "neden werewolf boy bloğunuzda yok" şeklindeydi. Yorumcu ismini bırakmamış ama kendisine çok teşekkür ediyorum. Bu güzel filmi bloğuma eklemeyi ihmal etmişim, sağolsun bana hatırlattı. MUTLAKA izleyin...




THE ROMANCE

Tür: Dram, Romantik
IMDB Puanı: 6.4

Konusu: Yoon hee kocasının saplantıları yüzünden hayattan bezer ve nefes almanın ne kadar acı olduğunu hissedir. Bir gün aniden intihara teşebbüs eder ve birisi onu kollarından tutarak kurtardığı zaman intahardan vazgeçer. Hyung jun bir dedektiftir ve yoon hee'ye hiçbir şey sormaz ama o bazı insanlar için neyin daha adil olduğunu bilir...Yoon hee, Hyung jun'u aramaya koyulur ve onu görür o anda ona aşık olduğunu hisseder. Çünkü Hyung jun'un yanında hissettiği barış ve mutluluk hapishanesinden özgür olmak için tamamen imkansız olan ve bu kalp kıran şeyin korku olduğunu bilir...

Yorumum: Film gerçekten güzel, izlemeye değer. Adeta "hayatta hiçbir şey için geç değil" sözünü açıklar tarzda bir film. Kadının yaşadığı dramsığınacak bir kişi bulunca ona sımsıkı sarılışı.. Çaresizliği anlatan harika bir film, izlemelisiniz.



KISS ME AND KILL ME

Tür: Aksiyon, Komedi, Macera, Romantik
IMDB Puanı: 6.8

Konusu: Adı Hyun-jun olan sakin, profesyonel bir katil, bir eve bir adamı uyurken öldürmek için gider. Yatakta yalnız yatan bir kadın olduğunu görür. O sersemlikle uyanan kadın bağırır Hyun-junda bağırır.Sonra kadına seni değil başkasını öldürmek için geldim der.Jin-young, uyku ilacı içerek ölmeye kalkıştığını anlatır.Hyun-jin;Sen, 'kendini öldürmeliydin, ben senin intihar asistanın değilim'der. En alışılmadık sevgi hikayesi,bu şekilde başlar...Hyun jun, bu kadın için mesleğini bırakır...

Yorumum: Filmi sevdim. Kadının çaresizliği, öfkesi çok güzel yansımış filme. Sonra hayata yeniden tutunuşu, hepsi izlemeye değer. 


LOVE ME NOT

Tür: Dram
IMDB Puanı: 7.1

Konusu: Julian giyinişiyle, karizmasıyla milletin saygısını kazanan ve zengin kadın parası yiyen bir adam. hapisten çıkınca büyük bir borcunu ödemek için 1 ay süresi olduğu haberini alır. Buarada julianın ölmüş yanında çalışan arkadaşına bir mektup gelir. Kız kardeşine yüklü bir miras kaldığını ve bunu almasını gerektiği vs... Julianında aklına bir fikir gelip bu ölen arkadaşının yerine geçip, yıllardır arkadaşının gitmediği eve gider ve kardeşiyle karşılaşır.

Yorumum: Filmin konusu yukarıdaki özetten dolayı Türk filmlerini anımsatmış olabilir size. Ama hiç de öyle bir film değil, izlemeye değer, güzel bir film. Tavsiye ediyorum. 


BABY AND ME

Tür: Komedi, Romantik
IMDB Puanı: 6.9

Konusu: Serseri bir öğrenci olan Han Jun So (Jang Geun Suk) ya adam akıllı bir ders vermek isteyen ailesi, 100 dolar bırakarak evi terk eder.. bu durumu pek de kafasına takmayan Han Jun Su alışveriş yapmak için süpermarkete gider raftan birşeyler alıp döndüğünde ise alışveriş arabasında yatan bir bebekle karşılaşır. Kundağında ise babasının o olduğuna işaret eden bir mektup vardır.
ailesinin de yanında olmayışı, Han Jun So'nun büyük sorunlar yaşamasına sebep olur. başta Wu Roo adındaki bu şirin bebekten kurtulmaya çalışsada , zamanla bebeğin tatlılığına kapılmaktan kendini kurtaramaz.. wu roo ya anne sütünü bulmaktan başka seçeneği yoktur.
Anne sütünü nereden bulabilir ?


Yorumum: Filmi kesinlikle eğlenceli bir film. Kore filmlerine aşina iseniz hani o tatlı sevimli ne yapacağını bilmeyen hallerini bilirsiniz. Bu filmde bu şirinlikleri bolca görmeye hazır olun. İzleyin derim ben :)


GOING BY THE BOOK

Tür: Komedi
IMDB Puanı: 7.5

Konusu: Güney Kore suç, dedetif hikayeleri genellikle sert ve asık yüzlü olarak tanınır oysa Going by the Book / Kitabına göre alışılmışı bozarak hikayeye farklı bakış açısı yeni bir soluk kazandırır.İlk kez yönetmenlik koltuğuna oturan Ra Hee-chan için iyi bir başlangıç olan Going by the Book, iyi bir referans olması açısından da önem taşıyacaktır.Fakat bu onun şanslı olduğu gerçeğini göz ardı etmez, zira Ditto (2000),Guns and talks (2001), Someone Special (2004) gibi filmlerle başarısını tescillemiş ve hepsinden önemlisiWelcome to Dongmakgol (2005) hikayesiyle ödüller kazanmış olan Jang Jin'in elinden çıkmış bir hikayeye sahiptir. 

Yorumum: Filmi kesinlikle çok eğlenceli. Güney Kore, komedi filmini iyi kotarıyor. Belden aşağı espriler yapmadan da insanların gülüp eğlenebileceği filmler izlemek isterseniz, buyrun bir tanesi işte bu film. İzlemelisiniz.



RUNWAY COP


Tür: Komedi
IMDB Puanı: 5.7

Konusu: Bütün sahip olduğu şey "D tipi" bir vücut ve etrafına yaydığı kötü bir koku olan Cha Chul Soo bir olayı çözmek ve kötü adamları yakalamak için model görünümüne bürünür ve podyumda yer alır.

Yorumum: Azmin elinden ne kurtulur ki :) Gülmek isterseniz, buyrun bu güzel filme :)






GARDEN OF HEAVEN

Tür: Romantik
IMDB Puanı: 5.8

Konusu: Vasiyetinde hastanesini bırakan ve onu işletmesini isteyen babasının da ölümüyle hayatta yapayalnız kalan genç bir adam olan Ohsung, babasının son isteğini yerine getirmek istemez önceleri…
Daha sonraysa orayı bir dinlenme tesisine çevirmeye karar verir ve kendisine mali destek olmasını istediği arkadaşlarıyla bir barda buluşur. Masalarında onlara eşlik edip içki içen genç kızlardan onun payına düşen acemi de olsa, çok güzel ve sevimlidir… Ancak, ilgisini çeken bu kızın sağlığının iyi olmadığını fark eder…

Yorumum: Film güzeldi. Özellikle Kore ve Japon filmlerinde bolca gördüğümüz ölümcül hasta teması bu filmde de vardı. Çok fazla beklentiye girmeden iyi vakit geçirebileceğiniz bir film. 




RIDE AWAY

Tür: Dram, Romantik
IMDB Puanı: 6.3

Konusu: Bir kolej öğrencisi olan güzel Ha-jung ikinci el bir kitapçıda çalışan Su-uk'a ilgi duyar. Onun dikkatini çekmek için sıksık kitapçıya uğrayan Ha-jung bisiklet kullanmayı bile öğrenir. Yavaş yavaş Su-uk'un da Ha-jung'a karşı kanı ısınmaya başlar, ama geçmişin acılı kalıntıları onların birbirlerine tamamen açılmalarını engeller.

Yorumum: Konusu biraz ağır ilerlese de, ya da şimdi ne oluyor diye düşünseniz de, verdiği mesaj bakımından izlenmeli diye düşünüyorum. Hoş bir film, öyle bir ara canınız sıkıldığında izleyin :)



TEMPTATION OF WOLVES
( ROMANE OF THEIR OWN )

Tür: Aksiyon, Dram, Romantik
IMDB Puanı: 6.8

Konusu: Guiyeoni’nin romanindan uyarlanan film Kim Tae-gyoon tarafindan çekilmistir. Jung Han-Kyung (Lee Cheong-ah) basit, hatta sehirdeki diger kizlara göre itici bir kizdir. 4 yil köyde yasadiktan sonra, babasinin ölümü üzerine Seul’a dönmek zorunda kalir. Orada annesi, kiz kardesi Dae-reum ve yeni ailesi ile kalacaktir. Büyük bir ask acisinin ardindan, Han-Kyung otobüste Ban Hae-Won (Jo Han-seon) ile tanisir. Ancak Hae-won genç kiza kimden ayrildigini sordugu için Han-Kyung ona çok sinirlenir. Aslinda Han-Kyung’un sevgilisi onu birakmamistir, sadece aralarinda mesafe oldugundan dolayi sevgilisi Han-Kyung’un eski en yakin arkadaslarindan biriyle çikmaya baslamistir. Birkaç gün sonra, Han-Kyung’un kizkardesi Dae-reum, lisenin en popüler oglaniyla ablasina randevu hazirlar.O çocukla çikabilmek için genelde kizlarin 3 ay beklemesi gerekmektedir. O arada bir sekilde Han-Kyung yagmurun altinda kendini kosarken bulur, ve Jung Tae-Sung (Kang Dong-won) adli biriyle karsilasir. Kiz onu taniyamasa da, Jung Tae-Sung kizi eskiden beri tanidigini söylemektedir. Ayrica kiz ögrenir ki Jung Tae-Sung baska bir lisenin en popüler çocugudur. Ancak bu lise Han-Kyung’un lisesinin düsman oldugu lisedir. Liseleri yüzünden birbirlerini rakip görmeye baslayan Hae-Won ve Tae-Sung, Han-Kyung’dan hoslandiklari için bir de ayrica askta rakip olacaklardir.

Yorumum: Film güzeldi. Lise filmi olarak tabir edebilirim, eğlenceliydi. Ama tabi çok büyük beklentilere de girmeden izleyin derim.

Önerdiğim diğer Kore Filmleri'ni görmek isterseniz buraya tık
Japon filmlerini görmek isterseniz buraya tık
Hint filmlerini görmek isterseniz buraya tık
Tüm film önerilerimi görmek isterseniz de buraya tık

DİPNOT: Filmlerin konularını yeppudaa'dan aldım. Yorumlar bana ait. İyi seyirler...


Anime Denemeleri - Vol 4



Sanırım animelerde en önemli yer gözler. Tüm duyguyu gözlerden yansıtıyorlar. Bazen ışıl ışıl oluyor gözleri, ışık doluyor. Heyecanını, sevincini anlıyoruz.. Bazen de kısılıyor gözler, çatıklaşıyor kaş... Zor gerçekten gözleri çizmek.. Beni de her seferinde zorluyor.. Hele ki kirpik çizmeye gelince tıkanıp kalıyorum :) Böyle böyle olacak gibi, dur bakalım diyorum kendime...


Saçı başı desen ayrı bir uğraş. Bunu şimdi daha da iyi anladım. Burada kendimi eleştirmem lazım. Dudak ve saç hiç hoşuma gitmedi. Yani bu kızın saçını yapacağıma 2 farklı karakter daha çizerdim, o kadar yani :) Neyse olacak bakalım, azmin elinden ne kurtulmuş ki öyle değil mi :)

Related Posts with Thumbnails