Kış Bebeği


Murat Başaran'ın yıllar yıllar önce 'Sevmek Ölmekle Başlar' kitabını okumuş ve beğenmiştim. İçindeki kelime oyunları o yaşlarımda hoşuma gitmişti. Bu kitabı da görünce Murat Başaran'ı bir daha okuyabilirim diye düşündüm. Ama sanırım bu son oldu. Romanın konusu çok sıradan, dili çok sıradan, olayların gerçekleşme biçimi çok sıradandı. Başladım diye bitirdiğim kitaplar arasında yerini alırken, Murat Başaran da artık benim için bitmiş oldu. 

Babamın Bahçesi ile Tanıştım



Haftasonu yaptığımız İzmir & Konya blogger buluşması sponsorlarımızdan "Babamın Bahçesi" bize birbirinden güzel ürünlerinden göndermiş. Ürünleri denedikten sonra sizlerle paylaşmaya karar verdim. Her ürünü ayrıntısıyla paylaşmaya çalışacağım. Bu arada web adresi: babaminbahcesi.com ve instagram hesabı ise @babaminbahcesi


( Sağdaki benim kullandığım zeytinyağı, soldaki Babamın bahçesinin zeytinyağı )

Mutfakta en çok önem verdiğim ürünlerden birisi zeytinyağıdır. Fabrikasyon zeytinyaglarında aradığımı bulamadığından yaklaşık 5 yıldır zeytinyağımı Gaziantep'ten alıyorum. Yağın rengi hasat edildiği zamana göre değişiklik gösteriyor. Zeytinyağı ile ilgili damak tadımın iyi olduğunu dusunuyorum. 


İlk olarak babamın bahçesinin zeytinyağını salatada demedim. Yağın tadını anlamak için salata birebir. Şöyle söyleyim, bugün satın alacak olsam kendi yağım bitmiş olsa bu yağı alırım. Yağın tadını gerçekten güzel. Ben bu yağı öneriyorum.


Gelelim ikinci önemli urune: Biber salçası
Biber salçası bu da Gaziantep'ten alıyorum. Acıyı çok sevdigimizden biber salçası nin bir hayli önemi var bizim için. Babamın bahçesinin biber salçası da çok güzel. Kıvamı, tadı kesinlikle çok iyi. Yemeklere biber salçası eklemek isterseniz tuzunu iyi ayarlamayı unutmayın. Bu arada biber salçasını yaptığım tostun üzerine sürüp denedim. Bir de kısırda denemek istiyordum ama yeterli olmadığı için deneyemedim. Ama dediğim gibi salça güzel gerçekten. 


Nar ekşisine gelelim. Şunu söyleyeyim marketlerde satılan sıradan ürünlerden değil. Kastettigim kuvamlandırmek için nar ekşisinin içine şekeri basıp ürünün tadını bozan firmalar gibi yapılmamış bu net olarak belli. Kıvamı daha akışkan ve ekşisi daha keskin. Salatada denedim, kısırda da kesinlikle kullanacağım bir ürün.


Son olarak gelelim reçellere. Normalde reçellere çok aram yoktur ama çocukluğumdan beri evinizde gerçekleşiyor şeyin reçeli yapılır. Çok düşkün olmasam da yerim. 

Portakal reçeli 

Annem çok güzel portakal reçeli yapar. Kabukların dışını biraz alir, rulo yapıp iplerden geçirir ve günlerce acısı çıksın diye suda bekletir. Portakal recelinde en önemli nokta kabuğun acısını çıkarabilmektir. Babamın bahçesinin portakal recelinde de kesinlikle bu acı tat çıkarılmış. Kabuğu küçük küçük doğrayarak yapmışlar. 

Portakal Reçeli 

Buna ekstra diyeceğim bir şey yok, kabuğu kadar yapımı zor olmadığından bunu geçiyorum. 

Limon reçeli 

Açıkçası daha önce limon reçeli hiç yemedim ve aklıma da limondan reçel yapmak gelmemişti. Şöyle söyleyim, recellerin içinde favorim budur diyebilirim. Küçük kavanozu kimseye kaptırmayan niyetin yok 😃 Çok çok beğendim.

Ayva Reçeli 

Ayva reçeli de evinizde sıklıkla yapılan bir reçeldir ancak bir ayvayı rendeleyip yaparız. Çocukların yemesi için daha pratik oluyor. Ayva reçelinin rengini çok severim ve kendine has güzel bir kokusu vardır. Babamın bahçesinin ayva recelinde de kokuyu ve rengi aradığım gibi bulduğunu söylemeliyim. Sadece alışkın olmadıklatından sanırım taneleri çocukları şaşırttı biraz. Ama güzel reçel hakkını vermek lazım. 

Tekrar Babamın Bahçesine teşekkür ediyorum. Sayelerinde güzel bir zeytinyağı ile tanışmış oldum. Diğer ürünler de extrası oldu.

Bugün benden bu kadar, sevgiyle kalın.


Leylim Leylim



Ben susayım kitap konuşsun.  Ahmed Arif hayranı olduğumu bilirsiniz, nasıl hayranı olmam kelimeleri süsleyen bu adamın...

  • Hiçbir uğraş, hiçbir umut, seni düşünebilmek, seni anlayıp sevmek, yüzüne bakabilmek kadar dolu, anlamlı ve yaşanmaya değer olamaz. 
  • Ve nelere baskın gelmezdi ki, seni düşünmenin tadı.
  • Her dilediklerini yapsınlar. İsterlerse sinirlerimi, etlerimi, kemiklerimi, adımı, sanımı, cımbızlarla tek tek alsınlar. Unuttum, korkmayı sakınmayı. Seni alamazlar benden. Tılsım bu işte. Ayakta, fırtına gibi beni tutan bu. 
  • Kimselere mecbur olmadım, olmam da. Yiğitliğim ve rivayet olunan erkekliğim, bundandır... Ama senin mecburun olmak, beni hiç mi hiç küçültmüyor. Aksine yüceltiyorsun, İNSAN ediyorsun, yaşatıyorsun...
  •  Bilirsin, ölüm benim için çok önemsiz bir şey değilse de bu hususta sabıkalıyım da! Ölürüm ha! Ne güzel yaşıyorduk be! Nasıl da yaşatırsın. Kaç bin kere söyleyeyim, öyle yaşatan, öyle sevdirensin ki... Seni tanımak, seni bir kerecik bile görmek, milyarla yıl yaşamaktan daha dolu, daha hazlı ve daha değerlidir. Ama kime bu sözler, anlayana tabii. Seni anlamak, seni sevmek mühim ve aziz bir iştir. Zor da değil halbuki, ama İNSAN olmak lazım.

Kahve



Gel dese gitsem.
Birer kahve alıp yürüsek sahil boyunca
O sussa, ben dinlesem...

Serdar Tuncer

Örgü Aşkına



Motif etkinliğimizdeki arkadaşlarla paylaşımlarımızdan sonra yaz geldiğinde bile örgüyü bırakamadım. Oysaki yaz gelince örgüyü almazdım elime. 


Ama sevdim ben bu işi ☺ Örgü çanta yapmaya devam ediyorum, kime mi? Tabiki kendime. Bir kızım olsaydı ihya ederdim ama evin tek bayanı olarak nerdeyse sadece kendime örüyorum diyebilirim☺ Dostlarımı da unutmam ama şimdilerde onlar da o kadar uzaktalar ki 😐


İzmir&Konya Blogger Buluşması



13 Ağustos günü, İzmir&Konyalı bloggerlar olarak Deli Fırın'da buluştuk. Organizasyon İzmir bloggerlar Selcen ve Sevilay Hanımlar tarafından düzenlendi.  Öncelikle belirtmeliyim ki çok keyifli bir buluşma oldu. Güzel organize edilmiş,  herşey düşünülmüş bir etkinlikti. 


Oldukça kalabalık bir ekip olarak erken saatlerde toplandık. Deli Fırın ilk kez gittiğim bir mekan ancak benden tam not aldı. Çalışanlar hızlı servislerine beni etkilediler belirtmeden geçmeyeyim. Ayrıca ikram ettikleri boyoza da bayıldım. Bundan böyle uğrak yerlerimize bir yenisi daha eklenmiş oldu.



14 kadar Konyalı blogger tanıyorum ancak farkettim ki tanışmadığımız 10 kadar blogger daha varmış. Ve belki bir o kadar daha sessiz blogger var, bilemiyorum.


Oldukça kabarık da bir sponsor listemize var ama kullanıp denedikçe ürünleri paylaşacağım. Yani sponsorlar sonraki yazılarda☺

Kalın sağlıcakla...


Muhteşem Bir Kore Dizisi - SECRET GARDEN


SECRET GARDEN

Yeniden merhaba;

Ramazan'da yeni yazı eklemek biraz zor oluyor benim için. Akşam yemekten sonra bir rehavet geliyor malum. Birde davetler derken gerçekten yazı ekleyimdesem de yapamıyorum. Ancak instagram ve blog yoeumları ile bana ulaşan izleyicilerim oldu, yeni yazılarımı beklediklerinden bahsettiler. Dolayısıyla şu an gece 00: 15 olsa da yeni yazı eklemeye koyuldum :)

Dizi tanıtımına başlamadan önce bir konuya değinmek istiyorum, şnstagramdan bana ulaşan bir izleyicim "my rainy days" isimli filmi izleyip onu da bloğa eklememi istemişti. 2013'te bahsi geçen Japon filminin yazısını işte şurada yazmıştım. Tık tık


Şimdi gelelim dizimizin tanıtımına... Aslına bakarsanız ucundan kıyısından Kore dizisi izleyenlerbu diziyi eminim bilirler. Hele ki fantastik dizilerden hoşlanıyorlarsa. Secret Garden konusu, oyuncuları ve hatta dizi müzikleri ile kesinlikle gönüllerde taht kurmuş bir dizi. Hyun Bin başrolde desem, sanırım izlemeyenler hemen bu diziyi izleme listelerine ekleyeceklerdir. Bu arada belirteyim, dizi 20 bölümden oluşuyor ancak bir de ek-21. bölüm var ki çekimlerde yaşananlardan tutun, dizinin ince nüanslarına kadar bu bölümden baya bilgi ediniyorsunuz. Yani 21. bölümü es geçmeyin.


Kim Joo Won ( Hyun Bin ), kendi mağazasını yöneten kasıntı bir adamdır. Hem öyleki diziyi izlerken ellerinizi ekrandan uzatıp boğazını sıkasınız geliyor bazı sahnelerde. HEle ki o parlak eşofmanları ve onları her ortamda övüntü malzemesi yapması. "Bu eşofman, İtalyan bir usta tarafından ilmek ilmek işlendi biliyor musun ? " demesi :)



Adambu kadar kasıntı iken, Gil Ra Im (Ha Ji Won ) adında kendi halinde yaşamakta olan dublör bir kızla yolları kesişir. Bir gün farkında olamdan içtikleri bir içecek onları birbirlerine iyice bağlar. Sonrasında gelişen olayları anlatmaya kalkarsam spoiler veririm korkusundayım. O nedenle burada olayı anlatmayı kesiyorum :)


Dizide oyunculuklar harika. Karakterlerin yer değiştirmesi esnasında birbirlerinin rollerini nasıl yaptıklarını görünce bu sözüme sizde hak vereceksiniz. Birde Hyun Bin'in asansörde kriz geçirme sahnesi var ki, sanarsınız adam hakkaten kriz geçiriyor. Dediğim gibi oyunculuklar on numara...

Dizideki Oska'dan, dillere destan anneden :) , güzeller güzeli Seul'den ve Gil Ra Im'in yönetmeninden hiç bahsetmediğimi farkettim. İzleyip kendi gözerinizle bu güzel dizideki karakterleri görün derim. İyi seyirler...


Related Posts with Thumbnails