Uçurtma Avcısı ve Bin Muhteşem Güneş


BİN MUHTEŞEM GÜNEŞ

Sayfa Sayısı: 430
Tür: Roman

Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini'ye ait ilk okuduğum kitaptır. Sonrasında hiç düşünmeden Uçurtma Avcısı'nı da okudum ki kesinlikle doğru bir karar verdiğimi de anladım. Kitaplarında hep "Afganistan ve Yaşam" konusunu görebiliyorsunuz ve şu dünyada ne hayatlar var Allah'ım demeden de edemiyorsunuz. Bir sıralama yap deseniz, Bin Muhteşem Güneş benim için Uçurtma Avcısı'ndan önce gelir. Belki de o annedeki çaresizlik, beni yiyip bitirdi bilemiyorum. Belki de o annenin çaresizliğinden bunca etkilendim. Ama kesinlikle neden okumakta geciktim dediğim ender kitaplardan oldu bu kitap.



Kitapta iki kadının kesişen hikayesi anlatılıyor. Biri hayatını ne çocukken, ne de sonrasında hiç yaşamamış, hayattan hiç bir tat almadan yaşamış ve ölmüş bir kadın. Diğeri ise bulduğu mutluluğu bir anda kaybediveriyor.. Yürek burkan, öfkelendiren, delirten ve içine sizi hapseden sürükleyici bir hikaye... 



UÇURTMA AVCISI

Sayfa Sayısı: 375
Tür: Roman

İşte aynen kitap kapağında gördüğünüz iki iki çocuğun hüzünlü hikayesi. Emir ve Hasan Kabil'de yaşayan iki çocuk. Aynı evdeler ama farklı konumlardalar. Biri alabildiğince "Emir" diğeri alabildiğince "hizmetkar".. İki çocuk, iki farklı karakter, kıskançlık, öfke, sonrasında ödenen ağır bedeller... 



Ne yaşarlarsa yaşasınlar, birbirlerinden kopamayan, kopamayacak kadar sıkı bağlarla bağlı iki küçüğün hikayesi. Biri erken büyümüş, biri geç kalmış hayata... 


Okumalısınız, içinizde çaresizliğin, pişmanlığın, çocukça verilmiş kararların bedelinin ağırlığını hissettiren güzel bir kitap...


Bir Etkileşim Üzerine...



Annem dünyanın en güzel kadınıydı
En güzel gülümseyen kadını...

Suya şeker katsa
Sütlaç olurdu
Toprağa kül dökse / Gül...

Ben bu sabah, bu şiirden haberdar oldum, şairi kim bilmiyorum. Ama şairden ziyade annesini  merak ettim, tanımak istedim :)

Bu arada, yukarıdaki keklerden yapmak isterseniz, tarifi burada paylaşmıştım...


Böğürtlen Kışı - Sarah Jio



"Canım Daniel'ım,
Kaybolduğun gün dünyam sona erdi, canım oğlum. Seni her kim alıp götürdüyse, seninle birlikte kalbimi, hayatımı da çaldı. Ben senin gülümsediğini görmek, kahkahalarını duymak, mutluluğunu paylaşmak için yaşıyordum."

Sarah Jio kitaplarını artık duymayan, bilmeyen, sevmeyen yoktur sanırım. Daha önce Mart Menekşeleri ve Yağmur Sonrası kitaplarını okumuş ve burada paylaşmıştım sizlerle. Böğürtlen kışını da, e-kitap olarak telefonumdan okudum ki şöyle söyleyeyim çook sürükleyici bir roman olduğundan telefon elimden düşmedi :) Bu arada şunu altını çizerek söylemeliyim ki, elinde telefon gördüğünüz herkesi hemen yargılamayın :) Yani karşınızdaki kitap da okuyor olabilir bunu göz ardı etmeyin :)

Gelelim kitabımıza. Sarah Jio'nun üslubunu artık az çok hepimiz biliyoruz. Akıcı, yalın bir anlatımı var ve mutlaka kitabın sonlarına doğru düğümler- sırlar çözülüyor. Hani diğer yazımda Kore Filmleri'ne benzetmiştim ya, işte hep bundan dolayı. Bu artık Sarah Jio'ya "yapışan" bir özellik. Olmazsa olmazlardan...

Kitap 360 sayfa, öykü akıcı, azıık bazı bazı da bizim Türk Filmlerini andıran kafa yakan sahneler de yok değil ama her şeye rağmen, işten güçten bunaldım, hayata az mola vereyim bir soluklanayım başka bir hayata göz atayım bakayım neler oluyormuş derseniz buyrun bu kitap sizin işinizi görür. 

Ha bu arada, Arkadya Yayınları'nın kitap kapaklarına ve özellikle kitap ayraçlarına hayranım. Mart Menekşeleri, Yağmur Sonrası ve her ne kadar e-kitap olarak okumuş olsam da kitabın kendini görüp incelediğimden Böğürtlen Kışı.. Hepsinin de tasarımları harikaydı.. Ayrıca yayın evini tebrik etmek lazım..

Kitabın adı, aşağıdaki şarkıdan geliyor. Şarkıyı Hillary Kole söylüyor:

Blackberry winter comes without a warning
Just when you think that spring’s around to stay
So you wake up on a cold rainy morning
And wonder what on earth became of May.
Blackberry winter only lasts a few days,
Just long enough to get you feeling sad
When you think of all the love that you wasted
On someone whom you never really had.
I’ll never get over losing you
But I’ve had to learn that life goes on
And the memories grow dim like a half forgotten song
‘Til the blackberry winter reminds me you are gone.
And I get so lonely, most of all in springtime
I wish I could enjoy the first of May
But I know it means that blackberry winter
Is not too far away.

İyi günlerde okuyun diyorum :)

Çalışan Kadınlar için Hızlı Banyo Temizliğinin İpuçları!

Çalışan kadınların hayatlarında en önemsedikleri şey sanırım “zaman”. İş, trafik ve hayat koşturmacası arasında yapmanız gereken bir dolu iş varken çalışan bir kadın olmak birçok ek görevi de beraberinde getiriyor.

Çalışan bir kadınsanız evin temizliğinden, yemekten, arkadaş ve aile iletişiminden, evcil hayvan besliyorsanız onun sorumluluğundan, bir de evliyseniz çocuğunuzun bakımından sorumlusunuzdur.

İşte tüm bu sorumluluklarımızla hayatı kolaylaştıran ürünler baş tacı edilir, kendisi gibi zamanla yarışan tanıdıklara direkt tavsiye edilir.


Yukarıdaki anlattığım tabloda ise ben, kedisi “Pekmez” ile yaşayan, tüy sorunlarıyla uğraşan, eve geldiğinde hızlıca kendisine yemek hazırlarken neredeyse her akşam evin temizliği ile de ilgilenmek zorunda olan bir blogger ve aynı zamanda medya sektöründe aktif çalışan biriyim.

Zaman sıkıntımız var derken sözü çok mu uzattım acaba? :)

O halde ben direkt yeni bulduğum bir ürünü sizinle paylaşıyorum. Domestos yepyeni bir kolaylık sunan 7’li püskürtme sistemli ürün çıkartmış. Markette her yeni çıkan ürünü en az bir kez meraktan deneyen biri olarak, ürün bitmeden diğer versiyonunu da satın aldım.


Öncelikle ürün kullanıldığı an itibariyle temizlik hissini de anında yanında getiriyor. Domestos’un en son yeniliği olan bu ürün kapağında bulunan 7 ölümcül delik ile ürünün çok daha geniş bir alana kolaylıkla yayılmasını sağlıyor. Böylece 7 farklı noktaya anında ulaşan bu formülle özellikle banyo ve tuvalet temizlikleriniz daha hızlı ve kolay hale geliyor. Kısaca bu ürün mikropları saklandıkları yerlerde bulup öldürüyor. 

"Peki kokusu nasıl?" diye akıllarda soru varsa, kesinlikle çamaşır suyunun rahatsız eden keskinliği olmayıp, aksine kıvamı ve kokusu ile de beğenimi kazanmıştır.

Diyeceğim o ki; siz uğraşmayın, Domestos sizin yerinize 7 farklı noktaya yayılarak evinizdeki ulaşılması güç yerleri tertemiz yapsın.

İçerik: www.e-gunlugum.com


Bir boomads advertorial içeriğidir.


Öğretmen Dediğin...



Güzel bir hafta, güzel bir sene, güzel bir ömrünüz olsun...

İşlerini severek yapan, idealist öğretmenleri seviyorum. Ve malesef onlardan çok da kalmadı sanıyorum günümüzde. Öğretmenlerimiz lütfen alınmasınlar ama bu böyle. Keşke ben yanılıyor olsam. İnanın yanılmayı en çok istediğim konu bu ama ben günümüzde öğretmenlerimizi - işini sadece çalışıyor olmak - para kazanmak için yapıyor olarak görüyorum. Elbette istisnalara değil lafım. Ama siz bir çocuğa, sorunsuz olsun bana iş çıkarmasın gözüyle bakıyorsanız ben size öğretmen diyemiyorum. Siz sadece öğreticisiniz benim gözümde.. Nolur sevin yaptığınız mesleği. Ya da şöyle söyleyeyim, bu mesleği lütfen çocukları sevecek, işine kendini adayacak, idealist ve açık fikirli insanlar tercih etsinler.


Okulların açıldığı çok belli oluyor değil mi yukarıda yazdıklarımdan :)


İşte, bu yukarıda gördüğünüz tabloyu - henüz çerçeveletmedim geçen seneki öğretmenimiz - ilk öğretmenimiz için yaptım. Ve şunu açık yüreklilikle söylemeliyim, çocuğum kaç yaşına gelirse gelsin, bu öğretmenini mutlaka senede en az bir kez ziyaret etmesi için onu yönlendireceğim. Onun hakkını ne ben, ne de oğlum asla ödeyemeyiz. Öyle işine aşık, öyle çocuk sevdalısı ki, ben ona nasıl teşekkür edeceğimi hiç bilemedim. Rabb'im onun evlatlarını da kendisi kadar idealist - sevecen öğretmenlerle karşılaştırsın bir ömür boyu... Onun bize verilmiş bir şükür sebebi olduğunu düşünüyorum. Allah kendisinden razı olsun..

Hoşgeldin :)



Bitireli baya olmuştu ama gözü kaşı için bekliyordu :)
O da bitti, sırada bahçevan ama var..
Hadi hayırlısı bakalım...

Related Posts with Thumbnails