Saksılara Damla Sulama Nasıl Yapılır?


Daha önce burada bahsettiğim tohumdan ektiğim çiçek şimdilerde bir sarmaşık oldu. İtiraf ediyorum ki sarmaşıkları eskiden pek sevmezdim:)) Ama şimdilerde beni bir bitki yetiştirme merakı aldı. Her gün eve girer girmez ilk işlerimden biri bu sarmaşığın yanına gitmek:) Çünkü balkon çok fazla güneş alıyor ve dolayısıyla bu sarmaşık çok çok su istiyor. Öyle ki günde 2 defa bir eve gelince bir de gitmeden sulamaya gayret ediyorum.


Peki bunca sevdiğiniz çiçeğinizden bir süre ayrı kalacak olsanız, ve sarmaşık olması dolayısıyla birine de emanet edemeseniz ne yapardınız?

Sağolsun eşim bir araştırma yaptı ve bana bir sistem tasarladı:) Hemen sistemi anlatıyorum, eminim ihtiyacı olan çok kişi var...

Malzemeler:

Örgü ipi
5 lt'lik su bidonu ( veya daha büyük )
Serum damlalığı ( Her eczanede bulunabiliyor )
Japon yapıştırıcısı



Öncelikle örgü ipinden zincir yaptık. Kalın ve sağlam olsun diye. İsterseniz rafyalar ile de yapabilirsiniz. Bu iplerle fotoğraftaki gibi bidonu kafesşeklinde giydiriyoruz.


Bidonun kapağına, serum damlalığının ucu sıkı sıkı girecek şekilde delik açıyoruz. Buraya damlalığı sıkıca yerleştirip etrafını da japon yapıştırıcısı ile iyice yapıştırıyoruz.


Burası da damlaların ne sıklıkta akacağını ayarlamanız için ayar düğmesi. Çok sık akmamalı ki su bir anda boşalmasın.


Ve son olarak, damlalığın su akan bölümünü de saksının içine yerleştirin. Saksıyı da her ihtimale karşı büyük bir kaba oturtun ki samlaları hızlı ayarlamışsanız taşmasın:))

Aslında aklımda elektronik bir sistem tasarlamak var:)) Böyle zaman ayarlı, istenen saksıya istenen ölçüde sulamayı yapan bir sistem.

Abartıyor muyum acaba:))                                                                                                                                               

YORUMSUZ


Türkçe Olimpiyatları Afganistan 2010 Şiir Annem




Emzirme Reformu'nu Destekleyelim




Sevgili Blogcuanne ve Çalışan Gebe'nin önderliği ile çok güzel bir emzirme reformu hareketi başladı. Çalışma hızla devam ediyor, bir manifesto hazırlandı ve şu an çoğunluk olup sesimizi duyurabilmek ilk hedefler arasında. Siz de buraya en azından "Destekliyorum" yazıp çoğunluk sağlanmasına yardımcı olursanız, bu güzel hareketin daha hızlı sonuçlanacağı kanaatindeyim.

Doyasıya anne sütüyle büyüyebilen bir nesil için, haydi destek olmaya...


Food INC, MUTLAKA İZLENMELİ

                                   


DOĞAyı
Ve DOĞAL olanı her zaman tercih etmeli...
Ama günümüz şartlarında öyle zor ki...
Bu belgeseli mutlaka seyretmeli...
İşte aşağıda kısa bir özeti...

Bugün, Amerikan gıda endüstrisi için yetiştirilen bir tavuğun yaşamı yalnızca altı hafta. Hareket etmelerinin imkansız olduğu daracık kafeslerde, hiç ışık görmeden yaşıyorlar. O kadar şişmanlatılmış durumdalar ki, kendi ağırlıklarını taşımaları, ayağa kalkmaları imkansız. Bugün, Amerikalı bir çiftçinin kendi mısırını üretmesi söz konusu değil, yalnızca Monsanto’nun genetiği değiştirilmiş ve patenti alınmış mısırını satın alıp yetiştirebilir. Yine bugün, Amerika’da tüketilen etin hepsi yalnızca dört büyük şirketten geliyor. Tavukların göğüsleri büyüdükçe ve domatesler dayanıklılık adına genetik olarak değiştirildikçe, her yıl 73.000 Amerikalı E. coli bakterisinin kurbanı oluyor. Diğer yandan obezite tavana vuruyor ve şeker hastalığı daha önce görülmemiş oranlara yükseliyor.

Gıda Ltd. Amerikalıların marketlerden aldıkları yiyeceklerin aslında nereden geldiğini ve bunun gelecek nesillerin sağlığı için ne anlama geleceğini anlatıyor. Aynı zamanda, bir takım şirketlerle devlet kurumları arasındaki dostane ilişkiyi anlatıyor; tüketici sağlığına, tarıma, çiftçilere, hayvan haklarına ve çevreye düşman bir dostluğu. Türkiye'de GDO'lara karşı yürütülen kampanya döneminde bu filmi izlememiz özellikle önemli; bu anlamda Gıda Ltd. belgeseli bir tür harekete geçme çağrısı gibi. Ne yediğimize dair korkunç gerçekler başka bir dizi gerçekle iç içe geçiyor; endüstriye, sömürüye ve açgözlülüğe dair gerçeklerle... Gıda Ltd. uyandırıyor, şok ediyor ve mide bulandırıyor.
Buradan alıntılanmıştır.

Dua Kardeşliği


Blogger olduğumdan beri, kendisini yüzyüze görmüş olmasam da, kalben çok yakın hissettiğim dostlarım oldu. Hilal'de bu dostlardan biri. Sümeyye ile birlikte çok güzel bir blog oluşturdular, "DUA KARDEŞLİĞİ"...

Birbirine dua etmek, ne güzel bir duygudur, ne güzel bir erdemdir...

Kardeşi için istemek, kardeşi için dilemek Rabb'inden...

Ben çok takdir ettim bu arkadaşlarımı, ellerine ve yüreklerine sağlık diyorum...

Dua Kardeşliği için buradan buyrun...


Salçalı Tost


Denetim sonrası, rahat rahat merhaba diyebildiğim bir gün bugün:) Çok şükür...
Bugün sizlere çocukluğumdan beri çok sevdiğim ve hiç unutamadığım bir tatdan bahsedeceğim. Salçalı Tost. Hemen salça deyince önyargı ile yaklaşabilirsiniz belki ama inanın tadına doyum olmuyor. İnegöl'den daha önce burada bahsetmiştim. Yine bir yaz tatilinde İnegöldeyken, annem bizi İshak Paşa Camisi'ne çok yakın bir yerde bir dükkana götürdü. Giren çıkan, saymak mümkün değil. Yaptığı da tost, ama o nasıl tost öyle. Tostu yaptıktan sonra üzerine de salça sürüyor, enfes ki ne enfes... İşte biz o günden sonra neredeyse her gün anneme bizi oraya götürmesini söyledik:)) Vazgeçemedik o tatdan...Geçenlerde de aklıma geldi, çünkü bir süredir o amca yok, dükkanı kapanmış. Hemen kendim denedim. Onun elinin lezzeti elbette ayrıydı ama bu da gerçekten harikaydı, tavsiye ederim.


Tostun yapılışı:

Dilimlenmiş kepekli ekmek
Dilimlenmiş kaşar veya beyaz ( köy ) peyniri
Tereyağ
Salça

Tost makinesi ısındıktan sonra dilimlenmş ekmekleri makinede irkaç dakika bekletip ısıtıyorum. Isınan ekmeklerin birerlerinin üztüne dilimlenmiş peynirden koyuyorum ve diğer ısınan ekmekleri üzerine kapatıyorum. Bu şekilde birkaç kez bastıktan sonra ekmeklerin üzerine tereyağ sürüyorum. Tostlar olduktan sonra bir tarafına salça sürüp çok az makineyle basıp hemen servis tabağına alıyorum. Hepsi bu kadar, afiyet olsun:)

Not: Fotoğraftaki domatesler ve nane, balkon bahçemizden:)

Sonunda Bitti :)


Çok şükür, ikinci ve son denetim de bitti:)
Nasıl rahatladım, sorumluluk çok zor birşeymiş bir daha anladım.
Aksilik çıksa Urfatutkunu'na mahçup olacaktım sonuçta.
Dualarını ve desteğini esirgemeyen siz sevgili dostlar, varolun...


Ve bir öneri:
Burada harika bir somon fileto tarifi var. Deneyin derim:)        

Not: Bu süre zarfında yorumlarınıza çoğunlukla cevap veremedim, elimden geldiğince telafi edeceğim.

Related Posts with Thumbnails